EKMEĞİN TARİHÇESİ

Ekmeğin tarihi medeniyetlerin tarihi kadar eskidir. Ekmek, insanoğlunun bilinen en eski ve önemli gıda maddesidir Genel kabule göre, ilk insanlar su ile ıslatılmış ve kendi haline bırakılmış buğday kırmasında gözeneklerin meydana geldiğini görmüşler ve gözenekli kütleyi sıcak taşlar üzerinde pişirdikleri zaman tad ve lezzetinin iyi olduğunu anlamışlardır.

Cilalı Taş Devrinde (Neolitik Çağ) Kestane, Meşe Palamudu gibi bazı bitkisel ürünlerin ezilip suyla karıştırdıktan sonra elde edilen hamurun, kızgın taşlar üzerinde ya da kül içerisinde pişirilerek yendiği de bilinmektedir. Yapılan araştırmalardan elde edilen bilgiye göre MÖ. 4000 yıllarında Babilliler özel fırınlarda ekmek pişirmeyi biliyorlardı. Yine MÖ. 4300 yıllarında değirmencilik ve fırıncılık sanatının icra edildiği, yapılan kazılarla elde edilen bulgulardan anlaşılmaktadır.

MÖ. 2600 yıllarında Eski Mısırlılar, buğday unu ve su karışımından elde edilen hamura maya kattıklarında ekmeğin daha yumuşak, daha kabarık olduğunun farkına vardılar. Çeşitli sınıflardan oluşan Mısır halkı ekmeği uzun zamandan beri bilmekteydi. Ancak mayanın tesadüfen bulunmasının ardından beyaz ekmek soyluların ve sarayın simgesi haline geldi. Zenginlerin ve soyluların rağbet ettiği bu mayalı ekmekler o kadar değer kazandı ki, Eski Mısır’da bu ekmekler para yerine bile kullanılmaya başlandı. Mısır’dan Roma’ya ve ardından Batı Avrupa’ya yayılan mayalı ekmek, son asırlarda hemen bütün dünyada sofralarda yerini aldı.

Orta ve diğer Avrupa ülkelerine ekmek daha sonraları güneyden yayılmıştır. Avrupalılar buğdaydan önce çavdar gibi diğer tahıl ürünlerini kullanmışlar, ancak 15. yüzyılda buğdaydan beyaz ekmek yapımına başlamışlardır. Mikroorganizmaların ve mayanın aktif olarak bilinmesinden (19. yüzyıl) sonra ekmek üretimi sanayi dalı haline gelmiştir. Yeryüzünde en fazla ekmek tüketen toplumların başında Türkiye gelmektedir.

Yurdumuzda yaygın olarak buğday unundan ve mayalanmış hamurdan üretilen ekmek tüketilmektedir.Ancak kısıtlı da olsa bölgelere göre mısır, yulaf, çavdar ve benzeri tahıllardan da ekmek üretilmektedir. Ekmek, bir emek ürünü, alınteri simgesi ve Allah’ın kullarına nimeti olarak hemen bütün dinlerde övülmüş ve kutsal sayılmıştır. İslam dininde de ekmek çok değer verilen gıdaların başında gelmektedir.

Hıristiyanlık ve Musevilikte olduğu gibi İslam Kültüründe de ekmeğin özel bir yeri vardır. Ekmeğin özel bir yer tuttuğu kültürlerde fırıncılık da önemli bir yer tutmaktadır. Bizim inancımıza göre, Cebrail (AS) Adem(AS)’e unu öğüterek ekmek yapmayı öğretmiştir: Bu nedenle de fırıncılar Adem(AS)’ı "PİR" olarak kabul ederler. İslam Peygamberi Hz.Muhammed (SAV) devrinde Medine’de yaşayan Amr Bin Ümran’ı da ikinci "PİR" olarak sayarlar.

EKMEK BİLGİLERİ

Ekmek nasıl yapılır?

Ekmek
Ekmek, Buğday unu (Mısır, çavdar ve arpa gibi tahılların unlarıyla da ekmek yapılabilir. Burada, ekmek tarifi verilirken buğday ekmeği esas alınacaktır.) maya, katkı maddesi, tuz ve suyun belli oranlarda karıştırılıp yoğrulması ve hamurun belli bir süre mayalandıktan sonra pişirilmesi ile elde edilen temel bir gıda maddesidir.
Karbonhidrat ve protein kaynağı olan ekmek, özellikle tahıla dayalı bir beslenmenin yaygın olduğu ülkemizde, beslenme açısından büyük öneme sahiptir. Türkiye’de, insanların gündelik hayatlarında tükettikleri enerjinin yüzde 66’sı tahıllardan, bu oranın yüzde 56’lık kısmı yalnız başına ekmekten karşılanmaktadır.
Ülkemizde, kişi başına günde ortalama 450 gram ekmek tüketilmektedir.

Un
Buğday unu, temizlenmiş ve tavlanmış buğdayın öğütülmesi ile elde edilen yarı işlenmiş bir gıdadır.
Un kalitesi, genellikle unun ve hamurun ölçülebilir nitelikteki fiziksel, kimyasal ve teknolojik özellikleri ile tahmin edilmektedir. Genellikle kaliteli un deyimi ile kuvvetli un ifadesi karıştırılmaktadır.
Unun kuvvetli oluşu, özellikle ekmekçilikte protein miktarı ve kalitesi ile ilgilidir. Unların rengi, protein miktarı, protein kalitesi, uniformitesi, su tutma kapasitesi, yoğurma ve fermantasyon töleransı, hamurun gaz meydana getirme kabiliyeti, glutenin gaz tutma kapasitesi ekmeklik unların başlıca kalite göstergeleridir.
Ekmeklik unlar öğütme işleminden hemen sonra kullanılmazlar. Yaz aylarında en az iki hafta, kış aylarında ise normal şartlarda 3 hafta dinlendirilerek olgunlaştırılmaları gerekir. Bu dinlendirme sonucu un oksidasyona uğramakta, bunun sonucu unun rengi ağarmakta, hamur kolay işlenebilirlik kazanmakta, hamurun mayalanma kabiliyeti artmakta, daha kaliteli ve verimli ekmek elde edilmektedir.

Su
Hamurda, diğer bileşenlerin karışmasını sağlayan, hamura arzu edilen akışkan yapıyı kazandıran mayalanmayı temin eden ve son ürün kalitesi üzerinde etkili olan bir bileşendir. Ekmek yapımında orta sertlikte su kullanılmalıdır (8-12 Fransız sertliği).

Tuz
Genel anlamda sodyum ve klor elementlerinden ibaret beyaz kristal bir maddedir. Ekmeğe tat vermesinin yanında hamur yapısını düzeltmektedir.

Ekmekçilikte kullanılan tuzda aranan başlıca özellikler şunlardır:
Depolanması sırasında topaklaşmaya neden olmayacak granül bir yapıda olması.
Fiziksel olarak temiz, parlak ve beyaz olması.
Suda çözünürlüğünün yüksek olması.
Cu ve Fe minerallerini içermemesi.

Maya
İlk ekmeğin üretimi ile ilgili bilgiler MÖ 4000 yıllarında, Babil’e kadar uzamasına rağmen, ilk mayalı ekmek üretiminin MÖ 1800 yıllarında eski Mısır’da, hamurun tesadüfen kendi haline bırakılmasıyla gerçekleştiği bilinmektedir.
Başta ekmek olmak üzere genellikle çeşitli fırın ürünlerinin üretiminde mayalanma, hamurda hacim artışı ve karbondioksitin varlığı ile ortaya çıkmaktadır.
Maya faaliyetinin en verimli olduğu sıcaklık 30-36 derece, bağıl nem %60-70′tir.

Ekmek yapım işlemleri
Yoğurma
Ekmek üretiminde ilk önemli işlem, hamuru oluşturmak üzere çeşitli maddelerin, karışımın (hamurun) her tarafına aynı elastikiyet ve yoğunluğu kazandıracak şekilde yoğrulmasıdır.

Fermantasyon
Yoğurmadan sonra hamurun belli bir süre mayalanması (fermante edilmesi) gereklidir. Zira, hafif yüksek hacimli kaliteli bir ekmek üretimi için fermantasyon şarttır.

Hamur işleme
Kazan fermantasyonu ile hamurun pişirilmesi arasındaki sürede, hamur şu işlemlerden geçer:
Kesme –Yuvarlama – Ara fermantasyon – Şekil verme – Son fermantasyon –Bıçak atma
Pişirme sonucu, hamur, sıcaklık yardımıyla kolayca hazmedilebilen aromatik bir ürüne (ekmeğe) dönüşür.Ekmeğin ortalama pişirme sıcaklığı 220-245 derece, pişirme süresi ise ekmek büyüklüğüne bağlı olarak 18-20 dakikadır.

BESLENME ve EKMEK
Başlangıçta da belirttiğimiz gibi ekmek, insan gıdalarının başında gelmektedir. İçeriği, şekil ve tekniği değişikliğe uğrasa da, bugün dünyanın her yerinde bilinmekte, üretilmekte ve tüketilmektedir. Hemen hemen tüm insanlığın ortak yiyecek türüdür.
Ucuza malolması nedeniyle tüm dünyada dargelirliler tarafından daha fazla önem verilmekte ve daha fazla tüketilmektedir. Ancak, günümüzde ekmeğin de belli standartlarda üretilmesi ve belli kurallara uygun olarak tüketilmesi gerektiği, ilgili çevrelerce belirtilmektedir. İnsanoğlu bilim ve teknik sayesinde fazla yorulmaktan kurtulmuş ve vücudunun ihtiyaç duyduğu gıdalar açısından yeni bir düzenlemeye gerek duymuştur.
Günlük, kişi başına tüketilen ekmek miktarı 150 ila 700 gr arasında değişmektedir. Araştırma verilerine göre kişi başına ortalama günlük 350 gr ekmek tüketilmektedir. 1984 araştırmasında ise ortalama kişi başına 345 gr ekmek tüketildiği tesbit edilmiştir.
Sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan ailelerde ekmek tüketimi, sosyo-ekonomik durumu iyi olan ailelerden daha yüksektir. Orta düzeyde bedenen çalışan bir erkek, günde ortalama 450 gr, ağır bedenen çalışan inşaat işçileri günde ortalama 760 gr ekmek tüketmektedir.
Bütün bunların yanında, kültür ve eğitim farklılıkları da ekmek tüketimini doğrudan etkilemekte ve farklılıklar oluşturmaktadır. Ancak genel olarak tesbit etmek gerekirse ülkemizde kişi başına günde yaklaşık olarak 400 – 450 gr ekmek tüketilmektedir. Yani, ülke genelinde kişi başına tüketilen enerji miktarının (2291 k.cal) yaklaşık %45′i, protein miktârının da (68 gr.) %47′si ekmekten sağlanmaktadır.
Tam buğday unundan yapılan ekmeğin vitamin ve minarel içeriği, beyaz undan yapılan ekmeğe göre daha yüksektir. Aynı zamanda posası da daha fazladır. Bunun yanında kepekli ve çavdar ekmeğinin enerji değeri beyaz ekmekten daha düşüktür. Bilindiği gibi, ekmek proteininde lysine amino asiti sınırlı oranda bulunmaktadır.
Unutulmamalıdır ki ekmek, tek başına, yeterince enerji ihtiyacını pratik olarak karşılayamaz. Ekmekte bulunmayan A ve C vitaminlerinin temin edileceği katıklar yardımıyla yeteri kadar protein+enerji alınabilir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bitkilerin destek dokusunu oluşturan posanın insan sağlığı için büyük önem taşıdığım göstermiştir.
Esas yapısı selüloz, hemiselüloz, lignin gibi polisakaritlerden oluşan posa, sindirim devresinde enzimler tarafından sindirilemez ve bağırsaklarda belirli hacim oluşturarak hareketi sağlarlar. Böylece, besinlerden ve vücudun kendi salgılarından oluşan artık maddeler, zararlı maddelere dönüşmeden vücuttan atılır. Nitekim posası yüksek gıdalarla beslenen toplumlarda kalın bağırsak hastalıklarına raslanmazken, posası düşük diyetlerle beslenen bazı toplumlarda önemli sağlık problemleri görülmektedir. Posanın en iyi kaynağı, tahılların kabuk kısımları ile kuru baklagillerdir. Bu sebeple, kepekli ekmeğin gereken miktarda yenilmesi tavsiye edilmektedir.
Posa değeri yüksek kepekli ekmek ve kuru baklagillerin, yetişkinlerdeki şeker hastalığının denetiminde de fayda sağladığı tesbit edilmiştir. Günümüzde şeker hastalarının diyetinde kepekli ekmeğin istenilen miktarda yenilmesine müsaade edilmektedir.
Özellikle buğday kepeği posasının, kan lipitlerinin yükselmesini de önlediği bilinmektedir. Kan lipitlerinin yüksekliği, koroner kalp hastaları için önemli bir risk faktörüdür. Bunlardan dolayı kepekli ekmekle beslenmeleri önemle tavsiye edilmektedir. Ayrıca kepekli ekmeğin enerji değeri düşüktür. İnsana doygunluk hissi verir. Kilo almak istemeyenlerin, beyaz ekmek yerine kepekli veya çavdar ekmeği yemesi önerilir. Kepekli ekmek ayrıca peklikten yakınanlar için de uygun bir besindir. Kepekli ekmeğin bu kadar yararlı yönüne rağmen fazla tüketilmesinin bazı sakıncalı tarafları da vardır.
Kepek, vücut için gerekli çinko, demir, kalsiyum gibi mineralleri bağlıyarak bio yararlılıklarını azaltır. Ancak yapılan çalışmalarla mayalanma döneminde kepek içindeki fıtatlar parçalanarak bu bağlayıcı etkinin azaltılmasının mümkün olduğu gözlenmiştir. Yapılan araştırmalar, nişastanın kandaki kolestrol düzeyini yükseltmediğini, kalori gereksiminin %80′ini ekmekten karşılayan kimselerde koroner kalp rahatsızlığı ve damar sertliğinin hiç görülmediğini göstermiştir.
Günümüzde en yaygın rahatsızlıklardan biri de hiç şüphesiz diş çürümesidir. Diş çürümesi, hassas bünye, bakteriler ve beslenme üçlüsünün etkisinde gelişir. Farklılık kalıtıma bağlı olabildiği gibi, diş gelişimi sırasındaki beslenmenin de büyük etkisi bulunmaktadır. Ağız boşluğundaki karbonhidratlar diş çürümesine neden olurlar. Bu karbonhidratların fermente olmaları yanında, özellikleri ve bileşimleri de önemlidir. Mesela, ağızda kalıntı bırakan, yapışkan karbonhidratlar sıvı olanlardan daha fazla organik asit üretirler.
Tükrükteki bakterilerin nişastalı ortamda, şekerli ortama göre daha fazla organik asit ürettikleri bilinmektedir. Önceleri bu bilgilere dayanarak, tahıl nişastasının şekerden daha fazla diş çürümesine neden olduğu sanılıyordu. Fakat yapılan araştırmalar, beyaz ve esmer ekmeğin diş çürümelerine neden olmadığını ortaya çıkarmıştır.
Aksine, esmer ekmekte fıtatin cariostatic (diş çürümesini önleme etkisi)olduğu tahmin edilmektedir. Bu konuda yapılan bir araştırmada yüksek glutenli, iştah açıcı taze ekmeğin, bayat ve düşük glutenli ekmekten daha az diş çürümesi yaptığı iddia edilmiştir.
Ekmeğin az bilinen özelliklerinden biri de, ekmek kabuğunun insanın mental ve fıziksel performansına olan etkisidir. Okul çocukları ve fabrika işçileri üzerinde yapılan bir araştırmada ekmek ve meyva ile beslenen işçilerin, günün ilerleyen saatlerinde performans üzerine olan etkisinin, iç kısmından daha yüksek olduğu ve kandaki şeker düzeyini daha uzun süreli devam ettirdiği anlaşılmıştır. Bundan dolayı kabuğu bol ekmekler hem fıziksel hem de zihinsel efor sarfedenlere tavsiye edilmektedir.

EKMEĞİN BAYATLAMASI
Ekmek, depolanması sırasında tüketici kabulunun azalmasına neden olan bazı değişmelere maruz kalır. Bayatlama olarak tanımlanan ve son derece karmaşık bir olay olan bu değişmeleri basit terimlerle bütün olarak ifade etmek oldukça güçtür. Bayatlama; ekmek piştikten sonra oluşan ve organizmaların neden olduğu değişmelerin dışında kalan diğer değişmelerin tümü olarak tanımlanmıştır.

Bayatlama sırasında ekmeğin fiziksel özelliklerinde birçok değişmeler meydana gelmektedir:
a) Tad ve koku değişimi
b) Sertliğin artması
c) Ekmek içi ufalanmasının artması
d) Ekmek içinin opaklığının artması
e) Ekmek içinin su bağlama kapasitesinin azalması
f) Ekmek içinden ekstrakte edilebilir çözünmüş nişasta miktarının azalması
g) Nişastanın amilaz enzimine duyarlılığının azalması
h) "Differential thermal analysis" teknikleriyle ölçülebilen ısısal özelliklerin değişmesi

Bayatlama sırasında ekmek kabuğunda oluşan değişmeler, ekmek içinde olan değişmelerden belirgin olarak farklıdır. Kabuğun kolayca çiğnenemeyen ve kırılgan olmayan yumuşak bir yapıya dönüşmesinin, temel olarak suyun ekmek içinden kabuğa doğru göç etmesiyle ilişkili olduğu görülmektedir. Ekmek fırından çıktığında taze iken %2-5 oranında su içeren kabuk, kurudur. Bu koşullarda ekmek kabuğu gevrek bir yapıda olup tüketicinin istediği özelliklere sahiptir. Ancak depolanma süresi ile birlikte ekmeğin iç kısmındaki su kabuğa doğru yayılmakta ve kabuk, gevrekliğini veya çıtırlığını kaybederek kırılgan olmayan yumuşak bir yapı kazanmaktadır.
Ekmeğin içinde oluşan değişmeler ise kabuk kısmının uğradığı değişmelere kıyasla çok daha karmaşıktır. Ekmek içinin sertleşmesinin basit bir koruma olayı olmadığı yaklaşık 150 yıl gösterilmiştir. Bugüne kadar yapılan çalışmalarla, ekmek içinin sertleşmesinin retogradasyon olarak tanımlanan nişastanın çözelti içinde kendiliğinden çökelmesi veya tekrar kristal yapı kazanması ile ilişkili olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır.
Belirli formülasyon ve işlem değişkenlerinin uygulanması ile bayatlama hızı az da olsa yavaşlatılabilinirse de, ekmeğin daha yumuşak olarak üretilebilmesi ve daha uzun süre taze olarak saklanabilmesi, temel olarak yüzey aktif maddelerinin kullanımı ile mümkün olmaktadır. Bu konuda gösterilen yoğun çabalara ve elde edilen gelişmelere rağmen, ekmek hala bozulabilir bir gıda maddesi olup raf ömrünün uzatılması muhtemelen ekmek sanayinin karşılaştığı en güç ve bugüne kadar tamamen çözümlenmemiş bir problemini oluşturmaktadır.

Ekmek Çeşitleri NORMAL EKMEK

İçindekiler
Buğday unu, içme suyu, maya, tuz, ekmek katkı maddesi [emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), enzim (hemiselulaz, fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit)].

ORGANİK TAM BUĞDAY EKMEĞİ

İçindekiler
Organik Tam Buğday Unu, İçme suyu, Doğal ekşi hamur mayası, Naturel tuz(sodyum klorür)

Organik Tam Buğday Ekmeği
Organik Tarım: Üretimde sentetik kimyasal girdi kullanmadan organik tarım mevzuatında izin verilen girdilerin kullanımıyla yapılan üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve nihai ürünü sertifikalı bir tarımsal üretim metodudur.

Günümüzde organik tarımla toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını korumak mümkün olmaktadır.

Suni gübre ve tarım ilacı kullanılmayan topraklarda yetişen buğday taneleri uygun değirmenlerde un haline getirildikten sonra İstanbul Halk Ekmek fabrikasında hiçbir kimyasal katkı ve koruyucu kullanılmadan ekmek haline getirilmekte ve kraft ambalajlarla satışa sunulmaktadır.

Ekmeklerimizde kullanılan unlar tam buğday unu olduğu için vitamin ve mineral açısından zengindir. Doyurucu özelliği diğer ekmeklere göre daha fazladır

Ekmeklerimizi özellikle buzdolabında saklamanızı ve ısıtarak tüketmenizi tavsiye ederiz.

Ekmeklerimiz organik metotlarla üretildiğinden çok daha lezzetli ve kalitelidir

KEPEKLİ EKMEK

İçindekiler
Buğday unu, içme suyu, kepek, maya, tuz, ekmek katkı maddesi [emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), enzim (hemiselulaz, fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit)].

TUZSUZ EKMEK

İçindekiler
Tip 650 buğday unu, içme suyu, maya, ekmek katkı maddesi [emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), şeker, enzim (hemiselulaz, fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit)].

TOST EKMEĞİ

İçindekiler
Tostluk buğday unu, içme suyu, bitkisel sıvı yağ,şeker, maya, tuz, peynir altı suyu tozu, gluten, ekmek katkı maddesi [emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), soya unu, topaklanmayı önleyici (kalsiyum karbonat), enzim (fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit)] ve koruyucu (kalsiyum propiyonat).

LIGHT EKMEK

İçindekiler
Buğday unu, içme suyu, kepek, maya, kavrulmuş malt unu, malt ekstrakt, gluten, buğday lifi, tuz, topraklanmayı önleyici (kalsiyum karbonat), şeker, emülgatör (mono ve digliseritlerin diasetil tartarik
asit esterleri), enzim (fungal alfa amilaz), antioksidan (L-askorbik asit), koruyucu (kalsiyum propiyonat).

KÖY EKMEĞİ

İçindekiler
Tam buğday unu, içme suyu, maya, tuz ve ekmek katkı maddesi [emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), şeker, enzim (hemiselulaz, fungal alfa amilaz), antioksidan
(askorbik asit)] ve koruyucu (kalsiyum propiyonat).

HAMBURGER EKMEĞİ

İçindekiler
Tip 550 buğday unu, içme suyu, maya, bitkisel sıvı yağ, şeker, glikoz şurup, tuz, peynir altı suyu tozu, katkı maddesi [emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), soya unu, topaklanmayı önleyici (kalsiyum karbonat), enzim (fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit)], gluten, süt tozu ve koruyucu (kalsiyum propiyonat).

MISIR EKMEĞİ

İçindekiler
Mısır unu, içme suyu, tip 550 buğday unu, maya, tuz, emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), soya unu, topaklanmayı önleyici (kalsiyum karbonat), antioksidan (askorbik
asit), enzim (fungal alfa amilaz), koruyucu (kalsiyum propiyonat).

ÇAVDARLI EKMEK

İçindekiler
Tip 550 buğday unu, içme suyu, çavdar unu, maya, malt unu, tuz, emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), soya unu, şeker, topaklanmayı önleyici (kalsiyum karbonat), antioksidan (askorbik asit), enzim (fungal alfa amilaz), koruyucu (kalsiyum propiyonat).

YEDİTAHIL EKMEĞİ

İçindekiler
İçme suyu, tip 650 buğday unu, çavdar unu, yulaf ezmesi, buğday ezmesi, malt unu, maya, gluten, susam, tuz, dereotu, rezene, kimyon, emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit
esterleri), şeker, laktik asit, topaklanmayı önleyici (kalsiyum karbonat), enzim (fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit), koruyucu (kalsiyum propiyonat), guargum.

AYÇEKİRDEKLİ EKMEĞİ

Ay çekirdeği çok değerli bir besin maddesidir. Aslında bir endüstri bitkisi olarak üretilen çekirdeğin iki türü vardır. Yapısında fazla yağ bulunduran cinsler, yağ yapımında kullanılmak üzere üretilirken, dolgun taneli ve yağ miktarı az olanları ise çerezlik olarak ayrılmaktadır.
Ay çekirdeğinin içindeki besinler incelendiğinde, çekirdeği beslenmemize dahil etmemiz gerektiği ortaya çıkmaktadır. Kalori değeri fındık, fıstık veya badem ortalamasına yakın olup, 100 gramı 570 kalori içermektedir. 100 gram içindeki protein oranı ise 23’tür. Yüzde elli oranında yağ barındıran ay çekirdeğinin en büyük kozu demir, kalsiyum, potasyum, E vitamini ve Tiyamin oranının fazlalığıdır. 100 gramda 7 mg demir vardır ki, diğer kuruyemişlerde bu oran çekirdeğin yarısına denk gelmektedir Tiyamin bir B vitaminidir; sinir fonksiyonları ve enerji için kanda bulunması gerekir. E vitamini de vücut için koruyucu özellikler taşımaktadır. Bileşiminde yüksek miktarda bulunan demir, kalsiyum gibi minerallerin de vücut fonksiyonlarında önemli yeri vardır. Besin öğelerinin zenginliği yanında ay çekirdeği, lezzeti ile tüketicinin beğenisini kazanmış bir besin maddesidir. Bu bilgilerden de anlaşıldığı gibi yeterli ve dengeli beslenmede ay çekirdekli ekmeğin önemli bir rolü olacaktır

İçindekiler
Tip 550 buğday unu, içme suyu, ayçekirdek içi, maya, tuz, malt unu, emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), şeker, soya unu, topaklanmayı önleyici (kalsiyum karbonat), enzim (fungal alfa amilaz), antioksidan
(askorbik asit).

ALMAN EKMEĞİ

İçindekiler
Tip 650 buğday unu, içme suyu, soya unu, maya, ayçekirdek içi, malt unu, tuz, susam, şeker, emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), topaklanmayı önleyici (kalsiyum karbonat), enzim (fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit).

PATATESLİ EKMEK

İçindekiler
Tip 650 buğday unu, içme suyu, patates unu, maya, tuz, ekmek katkı maddesi [emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), şeker, enzim (hemiselulaz, fungal alfa amilaz)]
antioksidan (askorbik asit) ve koruyucu (kalsiyum propiyonat).

SOYALI EKMEK

İçindekiler
Tip 650 buğday unu, içme suyu, yağsız soya unu, maya, tuz, ekmek katkı maddesi [emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), şeker, enzim (hemiselulaz, fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit)] ve koruyucu (kalsiyum propiyonat).

Glutensiz Karışım / Ekmek

İçindekiler
İçme suyu, buğday nişastası, mısır nişastası, şeker, maya, bitkisel sıvı yağ, pektin, kabartma tozu, guargum, tuz, kalsiyum klorür, antioksidan (askorbik asit), üzüm sirkesi.

GRİSSİNİ

İçindekiler
Tip 550 buğday unu, içme suyu, bitkisel sıvı yağ, maya, şeker, tuz, malt ekstrakt, gluten, emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), enzim (alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit).

DAYANIKLI EKMEK

İçindekiler
Tip 650 buğday unu, içme suyu, ekmek hamur mayası, ayçiçek yağı, toz şeker, soya unu, gıda sanayi tuzu, ekmek katkı maddesi [emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), enzim (fungal hemiselulaz, fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit)] ve koruyucu (kalsiyum propiyonat).

LİGHT KEPEKLİ EKMEK

İçindekiler
Buğday unu, İçme suyu, buğday kepeği, Ekmek hamur mayası, gluten, Gıda sanayi tuzu, Ekmek katkı maddesi [Emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), Şeker, Enzim (fungal hemiselülaz, fungal alfa amilaz), Antioksidan (askorbik asit)], üzüm sirkesi.

RUŞEYMLİ EKMEK

Buğday ruşeymi, tanenin filizlendiği bölgedir. Muhteviyatında yüksek miktarda A,E ve B1 vitamini, lesitin, esansiyel yağ asitleri ve proteinler ile minerallerden çinko, manganez ve krom bulunmaktadır. Döllenmeden sonra oluşan tohumda bitki embriyosu ile beraber besin deposu bulunur. Embriyo, bitkinin küçük bir kopyasını içinde barındırır. Besin deposu ise, bitki kendi besinini üretebilecek hale gelene kadar embriyonun büyümesini sağlayacaktır.
Döllenmeden sonra tohum oluşurken bitki türüne göre nişasta ve protein ile birlikte şeker ve yağ da tohumla birlikte besin olarak depolanır. Nişasta tohum için gerekli olan enerji kaynağını sağlar. Depolanmış proteinler de bitki açısından önemli olan diğer proteinleri inşa etmek için embriyonun ihtiyaç duyacağı aminoasitleri sağlayacaktır. Buğdaydaki toplam proteinin yaklaşık % 8’ini içeren ruşeymin protein miktarı % 30 civarındadır. Buğday ruşeymi tüm tanenin % 2-3’ünü oluşturur ve gıdalarda, kozmetikte aranan bir üründür. Gıda kullanımına uygun olan ruşeym oranı en fazla % 0,5’tir. Geleneksel bir değirmen sisteminde ruşeym, kepek azaltma pasajlarında elde edilir.
İçinde vücut için gerekli besin öğelerinin bir çoğunu yüksek miktarda içeren buğday ruşeymi, değerli bir maddedir. Bu maddenin % 15 oranında ekmeğe ilave edilmesi ile besin değeri yüksek, oldukça lezzetli ve iç yapısı homojen bir ekmek elde edilmiştir. Bu ekmeğin yeni bir çeşit ekmek olarak piyasaya sunulması, yeterli ve dengeli beslenme konusunda tüketiciye bir katkı olmuştur.

İçindekiler
Buğday unu, içme suyu, ruşeym, kepek, gluten, ekmek hamur mayası, Gıda sanayi tuzu, sirke, Ekmek katkı maddesi [Emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), şeker, enzim (fungal hemiselülaz, fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit)] ve koruyucu (kalsiyum propiyonat)

SANDVİÇ EKMEĞİ

İçindekiler
Tip 550 buğday unu, içme suyu, maya, bitkisel sıvı yağ, şeker, glikoz şurup, tuz, peynir altı suyu tozu, katkı maddesi [emülgatör (mono ve digliseridlerin diasetil tartarik asit esterleri), soya unu, topaklanmayı önleyici (kalsiyum karbonat), enzim (fungal alfa amilaz), antioksidan (askorbik asit)], gluten, süt tozu ve koruyucu (kalsiyum propiyonat).

Ekmek Yemekleri EKMEK KAVURMASI

Malzeme
• 1 adet bayat ekmek
• 125 gram margarin
• 1 çay bardağı su

Hazırlanışı
Bayat ekmek parçaları lokma büyüklüğünde doğranır. Tencerede kızartılmış yağ üzerinde kavrulur. Ekmekler kavrulurken bir çay bardağı soğuk su üzerine serpilir. İyice karıştırıldıktan sonra tencerenin kapağı kapatılıp 5 dakika pişirilir. Daha sonra servis yapılır.

KALACUŞ

Malzeme
• 1 adet bayat ekmek
• Yarım paket margarin
• 3 bardak su
• 250 gram yoğurt
• 1 baş kuru soğan

Hazırlanışı
Bayat ekmek, küpler şeklinde bıçakla kesilerek derin bir kaba konulur. Margarin tavada kızdırılır. Soğan, kızgın yağda pembeleşinceye kadar kavrulur. Çalkanarak ayran kıvamına getirilen yoğurt ve su, yağ ve soğanın bulunduğu tavaya ilave edilir. Birkaç dakika kaynatıldıktan sonra, oluşan karışım derin kapta bulunan doğranmış bayat ekmeklerin üzerine dökülür. Kabın kapağı kapatılır. Bir süre ateşin üzerinde tutulur ve hemen servise sunulur.

SİRON

Malzeme
• 1 adet bayat pide
• Yarım paket margarin
• 1 bardak su
• 2 su bardağı yoğurt

Hazırlanışı
Kibrit kutusu büyüklüğünde pideler bıçakla kesilir. Tepsiye dik gelecek şekilde dizilir. Dizildikten sonra yarım paket margarin eritilir. 1 bardak su eriyen yağın üzerine dökülür ve kaynatılır. Burada oluşan yağlı su, kesilmiş ve tepsiye dizilmiş pidelerin üzerine dökülür. Daha sonra 2 su bardağı yoğur çırpılarak bu hazırlanan pidelerin üzerine uygun şekilde yayılarak dökülür. Kabın kapağı örtülerek hafif ateşte ısıtılır ve servise sunulur.

BAYAT EKMEK KÖFTESİ

Malzeme
• 1 adet bayat ekmek
• Yarım kalıp sert peynir
• 2 baş soğan
• 3 adet yumurta
• 1 kahve fincanı zeytinyağı
• 1 çorba kaşığı pul biber
• Un veya galeta tozu

Hazırlanışı
Su serpilmek suretiyle nemlendirilmiş ve ufalanmış bayat ekmek, peynir ve soğan rendesi, üç yumurta ve diğer malzemelerle birlikte köfte olacak şekilde iyice yoğrulur. Yuvarlanarak şekillendirilen köfteler una veya galeta tozuna, en sonunda da yumurta akına batırılıp kızartılır. İstenirse sıcak, istenirse de soğuk servis yapılabilir.

ELMA PÜRELİ TURTA

Malzeme
• 150 gram margarin
• 1 bayat ekmek
• 5,5 yemek kaşığı şeker
• 4 çay kaşığı tarçın
• 1 kg elma
• Yarım çay bardağı su
• 3 karanfil
• Yarım limon
• 1 bardak süt
• 1 poşet krem şanti

Hazırlanışı
Ekmekler çok ince ufalanır. Margarin eritilir. 3,5 yemek kaşığı şeker ve iki çay kaşığı tarçın ilave edilerek kızarıncaya kadar karıştırılır. Başka bir kaba karışımdan iki yemek kaşığı kadar bir miktar ayrılır. Elmalar, kabukları temizlendikten sonra dörde bölünür. Çekirdekleri de çıkarıldıktan sonra ince ince dilimlenir. Elmalar, bir kapta yarım çay bardağı su, iki yemek kaşığı şeker, tarçın ve karanfil ilavesiyle, yumuşayıncaya kadar pişirilir. Bu işlemden sonra karanfiller çıkartılarak elmalar ateşten alınır ve püre haline getirilir. Krem şanti, 1 bardak sütle birlikte hazırlanır. Yarım limonun kabuğu rendelenerek krem şantiye karıştırılır. Ekmekli karışım, yağlı kağıt serilmiş fırın kalıbına 1 cm kalınlığında yayılır. Üzerine de 1 kat krema yayılır. Kremanın üzerine, daha önce hazırlanmış olan elma püresi yayıldıktan sonra tekrar 1 kat ekmekli karışımla örtülür. Tekrar krema yaydıktan sonra en üste elma püresi sürülür. Başka bir kaba ayrılan ekmekli karışımla üseri süslendikten sonra turtayı folyo ile sarın ve 180 derece fırında 30 dakika pişirin.

EKMEKLİ PUDİNG

Malzeme
• 1 bayat ekmek
• 250 gram frenk üzümü
• Yarım kilo böğürtlen
• 1,5 çay bardağı şeker
• 1 çay kaşığı vanilya
• 1 yemek kaşığı limon suyu

Hazırlanışı
Ekmeğin kabukları temizlendikten sonra yarısı 1 cm kalınlığında dilimlere ayrılır. Ekmeğin diğer yarısından 8 cm çapında bir yuvarlak kesilir. Yuvarlak parça dibi çiçek şeklinde bir kek kalıbına yerleştirilir. Şeker, böğürtlen, frenk üzümü ve vanilya, üzerlerine limon suyu ilave edilerek 5 dakika kısık ateşte karıştırılır. Hazırlanan karışım kaba boşaltıldıktan sonra üzerleri ekmek dilimleriyle kaplanır. Üzeri folyo ile sarılıp buzdolabında bir gece dinlendirilir. Kalıp servis tabağına ters çevrilip frenk üzümü, krem şanti ve böğürtlen ile servis yapılır.

FÜME BALIK MUS

Malzeme
• 1 adet bayat ekmek
• 200 gram füme alabalık filetosu
• 1 çay bardağı sebze suyu
• 2 yaprak jelatin
• Yarım salatalık
• Kıyılmış dereotu
• Yarım limon
• Tuz, karabiber ve zencefil

Hazırlanışı
Ekmeğin kabukları temizlenerek dilimlenir. Dilimlerin üzerine balık şeklindeki kalıp yerleştirilerek kenarlarda kalan ekmek fazlaları temizlenir. 12 tane balık şeklinde ekmek hazırlanır. Kalan ekmekler ince ince kıyılır. 100 gram krema bir kaba alınarak ocakta kaynatılır. Kıyılmış ekmekler ilave edilerek kısık ateşte 10 dakika pişirildikten sonra soğumaya bırakılır. Alabalık filetoları püre haline gelinceye kadar ezildikten sonra kremalı ekmekle karıştırılır. Jelatinler soğuk suda eritilir. Alabalıklı karışıma sebze suyu ve eritilmiş jelatin ilave edilerek karıştırılır. Karışıma tuz ilave edilerek dinlenmeye bırakılır.
Diğer tarafta yarım limonun kabuğu rendelenir ve suyu sıkılır. Yarım salatalığın yarısı soyulduktan sonra küp şeklinde doğranır. Krema, tuz, karabiber, zencefil, 1 kaşık limon suyu, doğranmış salatalık, limon kabuğu rendesi ve kıyılmış dereotu, diğer karışıma ilave edilir. Malzeme, balık şeklindeki kalıba dökülerek buzdolabında 6 saat dinlendirilir. Kalıp dolaptan çıkarıldıktan sonra, kalan salatalık kabukları balık pulu gibi süslenir ve servis yapılır.

İNCİR VE BALLI EKMEK TURTASI

Malzeme
• 2,5 su bardağı süt
• 1 adet bayat ekmek
• 8 adet kuru incir
• 4 adet yumurta
• 3 çorba kaşığı tereyağı
• 3 çorba kaşığı bal

Hazırlanışı
Ekmek bir kaseye ufalandıktan sonra süt ile ıslatılır. Yumuşaması için 20 dakika bekletilir. İncirler de suda bekletilerek yumuşatılır. Süzülmüş incirlerin her biri 5-6 dilim halinde kesilir. 4 yumurta çırpılarak önceden eritilmiş 2 kaşık tereyağı, bal ve sütlük ekmek ile birlikte mikserle karıştırılır. Daha sonra incir dilimleri bu karışıma eklenir. 18X20 cm ebadındaki bir fırın kalıbı yağlı kağıt ile döşenir ve kalan tereyağı ile yağlanır. Elde edilen karışım dökülür ve daha önceden 180 derece ısıtılmış fırında 1 saat pişirilir. Krem şanti veya kaymak eşliğinde servis yapılır.

ERİKLİ VE TARÇINLI EKMEK TURTASI

Malzeme
• 1,5 bayat ekmek
• 500 gram kuru siyah erik
• 1 su bardağı toz şeker
• 6 yumurta sarısı
• 3 yumurta akı
• 1 su bardağı tereyağı
• Yarım su bardağı elma sirkesi
• 1 çorba kaşığı tarçın
• Kalıbı unlamak için un ve sıvı yağ
• 1 çimdik tuz

Hazırlanışı
Erikler, yarım saat suda bekletilir. Yumuşayınca çekirdekleri çıkartılır. Yarım su bardağı toz şeker ve sirkenin yarısı ilave edilerek orta ateşte kaynatılır. Sonra ateş yükseltilir ve 5 dakika süreyle karıştırılarak pişirilir. Erikler yumuşayınca ateşten alınır ve soğumaya bırakılır. Bir ekmeğin üçte biri minik küpler halinde doğranır, geri kalan ekmekler 1 santim kalınlığında dilimlenir. 1 çorba kaşığı tereyağı ayrılır. Kalan tereyağına yumurta sarıları, küp şeklinde doğranmış ekmekler, tarçın ve şekerin geri kalanı ilave edilerek tahta kaşıkla karıştırılır. Bir çimdik tuz ile kar halinde çırpılmış yumurta akları hazırlanan karışıma azar azar ilave edilir. Kalıbın dilimleri ekmek dilimleriyle döşenir ve üzerine sirke sürülür. Karışımın üçte biri üzerlerine dökülür ve dilimler dizilir. Malzeme bitinceye kadar bu işlem sürdürülür. Son sıra, ekmekli karışımla tamamlanır. Hazırlanan malzeme 180 derece ısıtılmış fırında 40-45 dakika kadar pişirilir. Piştikten sonra üzerinde erik tatlısı gezdirilip 2 dakika sıcak fırında tutulur. Kalan tatlı ise, servis yapılırken soğuk kek dilimleri eşliğinde kullanılır.

ÜZÜMLÜ EKMEK TATLISI

Malzeme
• 1 büyük salkım kara üzüm
• 100 gram bayat ekmek
• 1 kahve fincanı un
• Yarım su bardağı toz şeker
• 3 adet yumurta
• 1,5 bardak süt
• 1 çorba kaşığı tereyağı
• 2 çorba kaşığı pudra şekeri
• 1 çimdik tuz

Hazırlanışı
Üzüm ayıklanıp yıkanır ve taneleri ortadan ikiye bölünerek çekirdekleri çıkartılır. Ekmek, küp şeklinde doğranarak üzümler ilave edilir. Hazırlanan bu karışım, eritilmiş bir kaşık tereyağı ile yağlanan kalıba dökülür. Elenmiş un bir kaseye konularak üzerine şeker, tuz, önceden çırpılmış yumurta ve süt ilave edilir. Bu karışım da tahta bir kaşıkla karıştırılır ve kalıba dökülür. Kalıp fırına verilerek 180 derece ısıtılmış fırında 40 dakika pişirilir. Fırından çıkarılıp ılımaya bırakılır ve üzerine pudra şekeri döküldükten sonra dilimlenerek servis yapılır.

Leave a Reply

Arama
Arşivler

Design by Medical Link. Incollobration with Real estate, Gadgets and Travel Info.

akciğer kanseri