Archive for the ‘Saglık Haberleri’ Category
İSTANBUL – Ebeveynlere çocuklarda zehirlenme riskini en aza indirecek bilgiler vermek ve beklenmedik bir zehirlenme ile nasıl baş edebileceklerini öğretmek amacıyla hazırlanan kitapta, bu tip durumlarda ebeveynlerin yaşadığı panikle kulaktan dolma yanlış bilgileri uyguladıkları belirtildi.
Böyle durumlarda ailelerin çocuklarına zehirlenmeden daha çok zarar verebildiğine işaret edilen kitapta, ilaçların doğru şekilde kullanılmamasının ve küçük çocuklarda tek bir tabletin bile ciddi zehirlenmelere neden olabileceği ifade edildi.
Kitapta, bu tip zehirlenmelerin gözetim eksikliği ve çocuğun merakı sonucu yaşandığı belirtilerek, önlemek için de zehirleyici maddelerin orijinal kaplarında, yüksekte, kapalı, mümkünse kilitli bir yerde saklaması önerildi.
ÇOCUĞUNUZ ZEHİRLENİRSE NE YAPMALI?
Çocuklar zehirlendiğinde öncelikle panik yapmadan zehirlenme etkeninin çocuktan uzaklaştırılması, çocuğun ağzında çiğnenmemiş tablet varsa kusturmamak koşuluyla çıkarılması gerektiği anlatılan kitapta, en uygun müdahale için çocuğun bilinci yerindeyse zehir danışma merkezinin aranması, bilinci açık değilse en kısa sürede acil servise götürülmesi gerektiği vurgulandı.
Yakıcı madde içen çocuğun kusturulmaması istenilen kitapta, ”Kusturma, yemek borusunu iki kez yakıcı maddelere maruz bıraktığı için uygulanmamalıdır” denildi.
Her ilacın çocuklarda tehlikeli bulgular oluşturabileceği, maddenin ne olduğu ve alınan dozajın bilinmesinin tedaviye yarar sağlayacağı belirtildi.
Zehirli bitkileri yiyen ya da onlara temas eden çocuklarda mide bulantısı, ağızda kuruluk, göz bebeklerinde büyüme gibi belirtilerin ortaya çıktığı anlatılan kitapta, bu gibi durumlarda zehir danışma merkezinin aranması ya da doğrudan hastaneye başvurulması istendi.
Kitapta, hayvan ısırmalarına ve sokmalarına karşı, ısırık yerini yukarıdan bağlama, kesme, emme, tükürme gibi işlemlerin bir yararı olmadığı, ayrıca bu tür uygulamaların doku hasarı yapabileceği vurgulandı.
Kitapta, zehirli olmayan ya da ihmal edilebilir zehirlenme riski taşıyan tebeşir, kil, antibiyotik, boya kalemi, boğaz pastili, oyun hamuru, parıltılı oyuncaklar ve benzeri maddelerin, göz ve deri reaksiyonlarına, mide- bağırsak sistemi rahatsızlıklarına neden olabileceği kaydedildi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25107272/
2010 dünya kupasının güney afrikada düzenlendiği şu günlerde Oldukca fazlaca gündemde olan vuvuzelalar.vuvuzelaların Maçlara alınmaması gündemdeydi bir kaç gündür ama yapılan açıklamalar vuvuzelaların kaldırılmayacagı yönündeydi
’80-110 desibel arasındaki sesler insan kulağına zarar verirken, 120 desibel üzeri sesler de acı vermekte ve kulağın sinir sistemini kalıcı olarak tahrip etmektedir” dedi.
Yüksek gürültünün sağlık açısından kanıtlanmış zararlarına dikkati çeken Ağaç, açıklamasında, şunları kaydetti:
Yüksek gürültü, duymayı sağlayan sinirleri tahrip ediyor. Kişinin psikolojisi üzerinde etki yaparak aşırı sinirlilik ve strese neden oluyor. Fizyolojik olarak yüksek tansiyon, ani refleks meydana getiriyor. Fiziksel olarak kalıcı veya geçici işitme kaybına neden oluyor. Kişide performans kaybı, konsantrasyon bozukluğu, hareketlerin yavaşlaması gibi sonuçlara neden oluyor.
Açıkça bilinmelidir ki 85 desibelin üzerinde kulağımıza gelen her ses bizde bir acı eser bırakmakta, duyma sinirlerimizin bir kısmını tahrip ederek gitmektedir.”
http://www.ntvmsnbc.com/id/25107817/
İSTANBUL – Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’ndan Diyetisyen Zuhal Güler Çelik, sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş et ürünlerindeki doymuş yağ oranının, kalp damar hastalıkları ve diyabet açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Diyabet hastalarında en büyük risk faktörünün kalp-damar hastalıkları olduğunu belirten Çelik şunları söyledi:
Read the rest of this entry »
Yapılan Araştırmalarda Sigarayı bırakmak için en uygun dönemin yaz ayları oldugu açıklandı bu konu ile ilgili yazımız.ntvmsnbc den alıntıdır.
SİGARAYI BIRAKMANIN ALTIN KURALI: KARARLILIK
Prof. Dr. Tevfik Özlü, isteyen herkesin sigarayı bırakabileceğini de vurgulayarak, ”Sigara bırakma konusu ihmal edilen spekülatif bir konu. Türkiye’de sigara içen 20-25 milyon kişi olduğu söyleniyor, bu kişiler bir pazar oluşturuyor. Sigarayı bıraktıracak reçeteler, tedaviler veriliyor; ‘mucize ilaç’, ‘sigarayı 3 günde bırak’ gibi. Bunların bazıları maalesef hayali ve kötü amaçlı” diye konuştu.Sigarayı bırakmanın asıl sırrının kararlılık olduğunu vurgulayan Özlü, şöyle devam etti:
”Sigarayı bırakmanın sırrı bu konuda kararlı olmaktır. Dünyada daha önce sigara içtiği halde şu an içmeyen milyonlarca kişi var, isteyen herkes sigarayı bırakabilir ama kişi, ‘bir denesem acaba yapabilir miyim’, ‘azaltayım’ diye ya da tereddütle işe başlarsa sigarayı bırakamaz. Kişinin gerçekten kararlı olup ‘ben bundan kurtulacağım’ demesi lazım. Kararlı bir insanın sigarayı bırakmaması için hiçbir neden yok. Bu kararlılık varsa kişinin sigarayı bırakmak için bir desteğe de ihtiyacı yok.”
Sigarayı bırakanların genellikle 2. veya 3. denemede başarılı olduğunu, bu nedenle ilk denemede başarısız olanların amaçlarından vazgeçmemesi gerektiğini söyleyen Özlü, sigara bırakma konusunda bir tarih belirlemenin de önemine vurgu yaptı.
SİGARAYI BIRAKMAK İÇİN BİR TARİH BELİRLEYİN
Prof. Dr. Tevfik Özlü, sigara tiryakilerinin sigarayı bırakma konusunda belirledikleri tarihi yakınlarına, arkadaşlarına söylemesinin yararlı olacağını belirterek, ”Böylece hem kendini bağlıyor hem de diğerlerinin kendisine sigara ikram etmesini önlüyor” şeklinde konuştu.
Sigara bırakma tarihinin de güçlü hissedilen dönemde olmasının daha yararlı olacağına işaret eden Özlü, ”Sigarayı bıraktığınız zaman, sigaranın verdiği keyfi arayacağınız için 15-20 gün zorlanacağız bir dönem olacak, onun için kendinize zaman ayırmanız ve güçlü olmanız gerekecek. Sigarayı bırakmak için bir tarih belirlemeniz gerekir, bu tarih de kendinize zaman ayırabileceğiniz, kendinizi güçlü hissettiğiniz ve alışkanlıklarınızın değiştiği yaz tatili olabilir. Onun için tatile gidiyorum, sigarayı bırakıyorum sloganıyla yola çıkabilirsiniz” dedi.
ALIŞKANLIKLARINIZI DEĞİŞTİRİN
Prof. Dr. Özlü, tiryakilerin kahveyle çayla çalışırken sigara içme gibi farklı sigara içme alışkanlıkları bulunduğunu, sigarayı bırakmakta bu alışkanlıkların değiştirilmesinin önemli olduğunu da vurgulayarak, şöyle konuştu:”Sigara alışkanlıklarının değişmesi, insanın kendini güçlü hissetmesi açısından tatil önemli bir dönem. Tatile çıktığınızda bulunduğunuz ortam, iş yeri ortamı, alıştığınız yaşam biçimi değişiyor, bu arada sigarayı da onlarla birlikte unutuyorsunuz. Bir de ülkemizde maalesef sigara içenler yanlarındakine de sigara ikram ediyor. Böyle sosyal baskılara maruz kalmamak için sigara içilen ortamlara gidilmemesi, sigara içen arkadaşlarla 15-20 gün daha az görüşülmesi, kapalı ortamlarda bulunulmaması, spor ve yürüyüş yapılması ve bol su içilmesi faydalı olur.”
Sigaranın bırakıldığı dönemde nikotin sakızları da kullanılabileceğini anlatan Prof. Dr. Tevfik Özlü, tüm bunlara rağmen dayanılmaz bir sigara arzusu olanların hekime gitmesini önerdi.
kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/id/25103767/
Yapılan araştırmalarda kısırlık h astalığının kalıtmsal olarak çocuğa geçme olasılıgının çok yüksek bir ihtimalde olduğu açıklandı.
bu haberle ilgili yazyı sizinle paylaşiyorum.
düşük kaliteli ve düşük sayıdaki spermler için geliştirilen yöntem, kısırlığın doğacak bebeğe de geçme riskine rağmen çok yaygın uygulanıyor.
Spermin yumurtayı kendiliğinden döllemesi için her ikisinin de bir kaba konulduğu tüp bebek yönteminden farklı olarak, mikroenjeksiyon yönteminde, embriyoloji uzmanı tek bir spermi yumurtaya enjekte ediyor. Sürecin normal işleyişi içinde doğal olarak ayıklanacak anormal bir sperm, bu yöntemle yumurtayı döllemiş oluyor.
Steirteghem, tedavide diğer yöntemler kullanılabileceği hallerde bu yönteme başvurulmaması gerektiğini belirtti. Prof. Steirteghem, kısırlığın genetik nedenlerinin yardımcı üreme teknikleriyle baypas edilebildiğini, ancak bu genetik kusurların bir sonraki neslin kısır olmasıyla sonuçlanabileceğini söyledi.
kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/id/25061306/
Hava sıcaklıklarının artması dolayısıyla Baş ağrısından şikayet edenlerin sayısında büyük bir artış gözlemlendi ve bu şikayetle Hastanelere başvuranların sayısı oldukça arttı.
ANİ SICAKLIK ARTIŞINA KARŞI ÖNLEM ALIN
Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, “Önlem olarak, öncelikle kişi, sıcaklık artışının ağrıya neden olup olmadığına dikkat etmelidir. Eğer sıcaklık ağrıya neden oluyorsa, ani sıcaklık artışlarına karşı önlem almak, klimalı ortamlarda bulunmak uygun olur. Kıyafet seçimi ve yeterli sıvı alımı dikkat edilmesi gereken diğer konulardır” diye konuştu.
MALATYA – İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinde geliştirilen rahim içi cihaz, ürettiği manyetik alanla sperm ve yumurtaların bir araya gelmesini engelleyerek, gebeliğin önünü kesiyor.
Laboratuvar ortamlarında ve hayvanlarda denenen cihazın başarılı olduğunu dile getiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Önder Çelik, gerekli faz çalışmalarının yapılmasının ardından kadınlarda kullanılabileceğini belirtti, şu bilgiyi verdi:
“Bize hastaların bir kısmı çocuk sahibi olabilmek için gelirken bir kısmı da fazla çocuk olmaması için müracaat ediyor. Günümüzde gebelikten korunmanın birçok modern ve kolay yolu var. Bunlardan biri de rahim içi cihaz dediğimiz halk arasında ‘spiral’ denilen cihazlardır. Bu cihazlar üzerinde genellikle bakır içermekle birlikte hormon içerenleri de mevcuttur. Gebeliği önlemede oldukça başarılı olan bu cihazları kullanan kadınlarda, cihazlara rağmen rahim içi veya rahim dışı gebeliklerle karşılaşabiliyoruz. Özellikle dış gebelik gelişen hastalarda cerrahi müdahale gerekebiliyor. Biz buradan hareketle bir rahim içi cihaz dizaynı geliştirerek, bu cihazın hiçbir şekilde gebeliğe müsaade etmemesi gerektiği düşüncesinden yola çıktık ve yaklaşık 4 yıllık çalışmamızı sonuçlandırdık.”
SPERMİN HAREKET YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRİYOR
Çalışmalarının “Eur J Contracept Reprod Health Care” dergisinde yayınlandığını belirten Çelik, cihazı diğerlerinden ayıran özelliklerinin olduğunu kaydetti ve şöyle devam etti:
“Yeni cihazımız, bakırlı cihazın sahip olduğu her türlü özelliğe sahip. Ancak bu cihazı bakırlı cihazlardan ayıran en önemli özelliği manyetik alan üretmesi. Sperm ve yumurtanın bu manyetik alana takılarak bir araya gelmesinin engellenmesi ve gebelik oluşumunun bloke edilmesi önemli farklı özellik. Şu an henüz insanlarda kullanılmadı. İnsanlarda kullanılabilir hale gelmesi ve patent çalışmaları için birtakım faz çalışmalarından geçmesi gerekiyor. Dışı silikonla kaplı cihaz, statik manyetik alan üretiyor. Sperm DNA’sı cihazın üretmiş olduğu manyetik alan tarafından etkilendiği için sperm hareket yönünü değiştiriyor. Tamamıyla yeni ve ilk kez bizim tarafımızdan dizayn edilmiş bir cihaz. Hayvanlarda kullandık. İnsan spermlerine karşı da etkisini laboratuvar ortamlarında deneyerek test ettik.”
Çelik, rahim içi cihazın tek çubuk halinde veya T şeklinde olmak üzere iki türlü dizayn edildiğini söyledi.
kaynak : ntvmsnbc
İSTANBUL – Amerikan Hastanesi Nöroloji Bölümü Dr. Bülent Kahyaoğlu, nevraljilerde zaman zaman hassasiyetin çok arttığını, en ufak bir temasın bile çok şiddetli acı duyulmasına neden olabileceğini söyledi ve “Hatta öksürmek veya yemek yemek gibi hareketler bile spazm krizlerini teşvik edebilir” dedi.
Nevraljinin sinir yollarının biri boyunca duyulan şiddetli ağrı spazmlarından oluştuğunu söyleyen Dr. Bülent Kahyaoğlu, hastalık hakkında şu bilgileri verdi:
“Sinir sisteminin herhangi bir yerindeki (beyin, omurilik, çevresel sinirler) bir hastalığa bağlıdır. Bu tür bozuklukların başlattığı ağrı tablosunun genel ismi nevraljidir. Ancak bir çok vakanın nedeni bilinmemektedir. Genellikle de 50-70 yaşlarında ortaya çıkar. Hastalığın temel nedenlerinin yanı sıra nöropatik ağrılı hastalarda uyku bozukluğu, sıkıntı, enerji azlığı, dikkat azalması, depresyon, iştahsızlık sıktır.
EN ÖNEMLİ BELİRTİ, YANMA VE KARINCALANMA
Belirtiler genellikle yanma, karıncalanma, temas ya da ısıya duyarlılık ve elektirik çarpması tarzındaki ağrılardır. Saniyeler ya da dakikalar süren, kesik krizler halinde gelen ağrılar günler hatta haftalar boyunca devam edebilir. Nevraljiler çok sık rastlanan bir durumdur. En önemli örnekleri olan şeker hastalığı ve kronik bel ağrısıdır.
AĞRI YOLLARINDA AŞIRI DUYARLILAŞMA
Nevraljinin temelinde, çevresel ağrı yollarının aşırı duyarlılaşması ve beyindeki ağrı merkezlerinde duyarlılaşma ile denetim mekanizmalarının kaybı yatar. Nevralji ya da nöropatik ağrı, sinir sisteminin herhangi bir yerinde oluşan hasar nedeniyle olabilir. Sinir yaralanmaları, beyin omurilik travmaları, beyin damar hastalıkları, MS, zona, diyabet ve tümörler en belli başlı nedenlerdir. Özellikle uyku bozuklukları, sıkıntı ve depresyon ağrıyı belirgin şekilde artırır.
TEDAVİDE KULLANILAN YÖNTEMLER
Sinir ağrısı çok hızlı şimsek gibi hissedilir. Tedavide genel ağrı kesiciler pek fazla işe yaramaz, özel ağrı kesiciler kullanılır. Tedavi haftalar bazen aylar boyunca devam eder. İlaç tedavisi ile önemli oranda iyileşme olur, tedaviye dirençli olgularda ise algoloji uzmanlarınca girişimsel uygulamalar yapılır.”
kaynak: ntvmsnbc


