Archive for the ‘Genel Bilgiler’ Category

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin anlamı kan şekerimizin belli bir oranda yükselmesi demektir günümüzde ileri yaşlarda çok kişide gözlenen diyabet şeker hastalığı şikayeti son zamanlarda gençler  ve orta yaşlı kişilerde de sıklıkla gözükmeye başlamıştır yani ben daha gencim bende şeker hastalığı diyabet olmaz dememeliyiz diyabet her yaştan kişiye hitap eden bir hastalıktır. Alınan verilere göre Türkiyede Her 100 kişiden 7 kişi şeker hastasıdır.

Şeker Hastalığı yani diyabet çok kötü sonuclar doğurabilir bunun için çok dikkatli olmalıyız ve her 6 ay da bir genel kontrollerimizi yaptırmalıyız.

Peki şeker hastası diyabet olup olmadığımızı nasıl anlarız ? şeker hastalığının belirtilerinden bahsedelim

Bu sağlığımızı olumsuz etkileyen şeker hastalığının belirtilerinden bahsedelim

Agız kuruluğu şeker hastalığı diyabet belirtilerinden biri agız kuruluğudur. Her  yaşanan agız kuruluğu diyabet belirtisi değildir. Bunu unutmayınız

Çok su içme ve aşırı susama : Üstteki sebebimize bağlı olarak agız kuruluğundan dolayı sürekli su içme gereksinimi duyarız

Sık idrara çıkma : diyabet hastalığının belirtisi olan çok su içme den dolayı sık idrara çıkarız fakat yine bu sık idrara çıkma her zaman şeker hastalığı belirtisi değildir.

Kilo kaybı : şeker hastalığı belirtilerinden biriside kilo kaybıdır

Halsizlik: Diyabet belirtilerinden biri de halsizliktir kişiler çabuk yorulur ve halsizlik baş gösterir

Nefes Kokusu : şeker hastalığının bir  belirtiside nefes kokusudur.

C vitamini açsıdan oldukca zengin oldugunu bildiğimiz portakal,bağışıklık sitesminin güçlenmesini sağlayarak bizi hastalıklardan koruyan portakal Bir kalsiyum deposu olan ve anti-kolesterol lifler taşıyan portakal, bu özellikleriyle de ömrü uzatıyor.

Portakalın Faydaları

Vücudu ve bağışıklık sistemini güçlendirir. toksinlerin atılmasına yardmcı olarak vucutta direncin artması ile birlikte antikor artmasına da yardimci olur Enerji verir. İyileşmeyi hızlandırır. Yüksek Tansiyonu ve kolesterolü düşürür. Damar sertliğini ve tıkanıklığını önleyen portakal kalp ve damar hastalıkları ile kansere karşı koruyucudur. Sinirleri yatıştırır ve yorgunluğu giderir. Damarları güçlendirir. Grip ve nezle gibi soğuk algınlığına iyi gelir ve öksürüğü azaltır. Cilt kırışıklıklarını önler, cildin taze ve pürüzsüz görünmesi sağlar. Karaciğeri çalıştırır. Vücuttaki zararlı maddeleri temizler. Kansızlığa iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır. İçerdiği folik asit özellikle hamileler ve bebekler için çok yararlıdır.



Sağlık Bakanlığı Yaptığı açıklama da Yaz aylarının gelmesi dolayısıyla Su yolu ile bulaşan Salgın hastalıkların önlenmesi için Suların Klorlanmasını istedi.

Sağlık Bakanlığı tarafından, özellikle yaz aylarında suyla bulaşan hastalıklarla mücadele için alınması gereken önlemlerle ilgili bir genelge yayınlandı. Valiliklere gönderilen genelgede, fert, toplum ve çevre sağlığınınkorunmasında sağlıklı su tüketiminin çok önemli rol oynadığı belirtildi. Özellikle yaz aylarında suyla bulaşan hastalıklarla mücadelede tüketime verilen içme ve kullanma sularının sağlıklı olmasının önemli bir yer tuttuğuna dikkat çekildi

  • Suyun temiz bir şekilde tüketiminin sağlanması amacıyla dezenfekte edilmesinin şart olduğu vurgulanan genelgede, valiliklerden şu önlemleri almaları istendi:
  • * Belediye teşkilatı bulunan yerleşim bölgelerinde tüketime verileniçme ve kullanma sularının temini, su kaynağının ve isale hattının hertürlü kirlenmelere karşı korunması ve dezenfeksiyonunun aksatılmadan yapılması çalışmalarının görev alanına girmesi nedeniyle belediyeler uyarılmalı,
  • * Suyla bulaşan hastalıklara karşı iliniz merkezinde ilçe, belde veköylerde görev yapan başta çevre sağlığı teknisyenleri olmak üzere tümsağlık personeli ihtiyaç duyulacak çalışmaları yapmalı, gerektiğinde hizmet içi eğitimlere tabi tutularak hazır bulundurulmalı, gıda ve çevre kontrol şubesiyle bulaşıcı hastalıklar şubesinin koordineli bir şekilde çalışmaları sağlanmalı.

SU DEPOLARI KLORLANMALI
Klorun ucuz ve kalıcı bir etkiye sahip bir dezenfeksiyon maddesi olduğuna işaret edilen genelgede, klorlama cihazlarının günün 24 saatinde mutlaka çalışır durumda bulundurulmasının önemine dikkat çekildi.

Arızalanan cihazların derhal tamir edilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak en kısa sürede yeniden devreye alınması, bunların arızası kısa sürede giderilmeyecekse yenisiyle değiştirilmesi istendi.

Genelgede şunlara dikkat çekildi:

  • * Su deposu bulunan bina ve işyerlerinin depoları ayda en az bir kez temizlenmeli ve dezenfeksiyonu yöneticilerle birlikte yapılmalı,
  • * Su kesintisinin sık olduğu bölgelerde depolar 15 günde bir temizlenmeli ve süper düzeyde klorlanmalı, -Şebeke sularında bakiye klor arama işlemi, şebekenin uç kısımlarında değişik semt ve noktalarda yapılmalı,
  • * Şebeke suyu bulunmayan bölgelerde tüketilen içme ve kullanma suları mutlaka klorlanmalı ve ferdi dezenfeksiyon için ‘damlalıklı klor solüsyonu’ veya klor tabletleri dağıtılarak kullanımına ilişkin halk bilgilendirilmeli,
  • * Yapılan kontrollerde kirli bulunan suların kirlenme odağı izole edilmeli, kirlilik giderilinceye kadar bu sular kesinlikle tüketime verilmemeli, gerektiğinde durum mahalli basın-yayın kuruluşları aracılığıyla duyurulmalı.
Sıcaklık ve güneş

Güneş REsimi

“Yaz aylarında sıkça karşılaşılan güneş çarpması, sıcaklığın yükselmesi ile önemli bir tehlike olarak karşımıza çıkar. Yüksek ateş, terleyememe, komaya kadar giden sinir sistemi bozuklukları, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, kusma, bulantı, nabız hızlanması ilk belirtiler olabilirken, algılama ve koordinasyon yeteneğinin bozulması, görme netliğinde bozulma, göz çukurlarının belirginleşmesi, bilincin kaybolması ileri belirtilerdir. Bu durumlarda derhal bir

sağlık merkezine başvurulmalıdır.

ÖĞLE SAATLERİNDE

DIŞARI ÇIKMAYIN
Güneş ışınlarının uzun vadede deri kanserlerine neden olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle özellikle güneş ışınlarının dik olarak geldiği saatlerde korunulmalı, bunun için gerekirse koruyucu kremler kullanılmalıdır. Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler, kalp, şeker ve tansiyon hastaları zorunlu olmadıkça sıcaklığın en belirgin olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında

dışarıya çıkmamalıdır.

kemik Kemik erimesiden Korunmak ve tedavi

Kemik Erimesi



Kemik Erimesi – Osteoporoz hakkında genel bilgilerimizi bir önceki yazımızda anlatmıştık yüzeysel olarak bu yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Şimdi Kemik Erimesi yani osteoporoz un Korunma Yöntemlerinden kemik erimesinin sebeplerinden bahsedeceğiz

Kemik erimesinin daha çok menapoz sonrası dönemde bayanlarda görüldügünü söylemiştik hormon eksikliğinden dolayı

Kemik erimesinden korunmak için neler Yapabiliriz.

  • Östrojen hormonu takviyesi.
  • Güneşten Yararlanması çok önemlidir.
  • Ekstra D vitamini takviyesi
  • Menapoz sonrasi dönemde Düzenli Spor yapılması
  • Ekstra kalsiyum takviyesi

Üstte belirtilenler Kemik erimesi osteoporoz etkisini azaltmakla beraber sıfıra indirgeyebilmektedir.

Tabiki En etkili kemik erimesi tedavisi için doktorunuza başvurmanızı tavsiye ediyoruz.

Lütfen Kaynak belirterek paylaşınız.

http://saglikbilgileri.org/kemik-erimesiden-korunmak-ve-tedavi.html

Hepatit hastalığı her yaş kesiminde görülen bir hastalıklır.Hepatit hastalığı tek başına öldürücü bir etkiye sahip değildir fakat hepatit hastalığı başka hastalıklara ortam hazırladıgı için hepatitin önceden teşhisi ve tedavisi çok önemlidir.

Yapılan araştırmalar sonucunda Hepatit C hastalarının % 20 si İlerleyerek Siroz Hastalığına dönüşür . Siroz da öldürücü bir hastalık olduğu için Hepatit e önem verilmelidir.

Heptatit Nasıl Bulaşır Hepatitden Korunma Yontemleri nelerdir.

Hepatit hastaları Kan vermemelidir.

Kişisel Kullanım ürünleri Paylaşılmamalıdır.bu ürünlerin paylaşımı (tırmak makası vs ) Hepatitin bulaşmasına neden olur.

Hepatit Riski bulunanlar kimlerdir.

Damar yolu ile uyuşturucu alanlar.

1995 senesi oncesi Ciddi Ameliyat geçirenler ( kan testleri yetersizdi)

Akol alanlar /Kokain Kullananlar.

Piercing tarız takılar kullananlar.(hijyenik olmadıgı için)

Korunmazı cinsel ilişkiye girenler ve çok Eşliler( Prezervatif kullanmaynalar)

Migren : günümüzün sorunlarından biri olan migren normal baş agırısı ile birbirine benzemektedir fakat migreni normal bir baş agrısından Ayıran birkaç  belirti vardır bu belirtiler migreni normal baş agırsından ayırmanıza faydalı olur fakat gerçek tanı doktor tarafından yapılan tektikler sonucunda kesinleşir migreni baş agrısından ayıran belirtiler şunlarıdır.

Normal Baş agırsından Daha şiddetli ve uzun süren agrılar.

Baş ağrısına ek olarak migrende kusma görülür

Normal baş agrısına ek olarak Mide bulantısı görülür

Işığa duyarlılık yani aşırı güneşli ortamlardan rahatsız olma

Hareket edildiğinde Başta olan agrının daha fazla hissedilmesi

Migrende Zonklayıcı bir agrı mevcuttur yani normal baş agrısından ote başınızın zonkladıgını hissedersiniz.

Ayrıca göz önünde Uçuşan siyah benekler ve lekeler gözükür

Arama
Arşivler

Design by Medical Link. Incollobration with Real estate, Gadgets and Travel Info.

akciğer kanseri