Archive for the ‘Beslenme’ Category

Kap hastaları devamlı risk grubunda olan kişilerdir aşagıda paylaşacağimiz beslenme listesini ,diyet listesini kalp hastaları ile birlikte kolesterol hastaları,şeker hastaları,tansiyon hastaları da uygulayabilir. beslenme önerileri doyurucu ve düşük kalorilidir.

işte Kalp hastaları için Beslenme önerilerileri.

  • sabah: 1 Bardak Az yağlı süt
  • 5 yemek kaşiği misir gevreği yada yulaf ezmesi.
  • 2 adet ceviz.
  • süt ile misir gevreğini kariştirip yiyin en son da 2 adet cevizi yiyin ceviz vucudumuzdaki kan akışını hızlandırmaktadır.
  • Ara öğün: 10 tane kiraz veya 15 tne yeşil erik
  • Öğle 5 aşık domatesli peynirli makarna
  • ara öğün : 1 dilim kepekli ekmeği ikiye bölüp arasına az yağli beyaz peynir koyarak tüketin
  • akşam : 1 dilim kepekli Ekmek,1 Adet ızgara balık
  • Ara öğün 1 dilim karpuz

Kilo problemi olan,tansiyon,şeker,kolesterol hastası olanlar için düşük kalorili doyurucu televizyon başındayken yiyebiileceğiniz açlık hissinizi bastırmada yardımcı birkaç şey paylaşacagız şimdi lütfen birebir uygulayın fazlasını koymayın zaten yeteri kadar  var.

1 Kaşık beyaz leblebi

1 kaşık sarı leblebi

1 kaşık kuru erik

1 kaık kuru vişne

1 kaşık fındık

1 kaşık badem

1 kaşık yaban mersini

1 tane ceviz

Bunların hepsini bir kase de karıştırarak yiyebilirsiniz 1 paket çekrdek çitlemek yerine bunları tüketmek hem vucudunuza fazla yağ almanızı engeller hem düşük kalorili yiyeceklerdir hemde açlık hissinizi geçirir sağlıklı günler.

Başka sitede Paylaşacak olanlar Link vererek kaynak belirtsinler.!!

Beslenme Alışkanlıkları ve Kanser Aşırı yemek ve özellikle çok yağlı besinlerin kalın bağırsak kanserlerine sebep olduğu bilinmektedir. Nitekimteda Beslenme Alışkanlıkları ve Kanser bu ülkelerde kolon (kalın bağırsak) kanseri daha sık görülmektedir. Bu açıdan önerimiz : Dengeli bir beslenme uygulanmalı. Bol vitaminlerin yanı sıra sebze ve meyve gibi posa bırakan yemekler beslenmede yer almalıdır

Brokoli GerçeğiYaklaşık 30 yıldan beri yurt dışındaki ve yurt içindeki araştırmacı çalışmalarım; 11 yıldır üzerinde çalıştığım Brokoli gerçeğine beni bitkilerin şifalı gücüne inanmam ve Avrupada bu tür çalışmalara daha önem verilmesiyle başlamıştır. Tıpbın gücüne inanan ve bu gücün yeni buluşlarla güçlenip, insanlıga yeni hizmetlerle gelineceğini bilen bir düşünceyle Brokoli araştırmalarıma başladım. İyi huylu prostat büyümesi (BPH), prostatitis (prostat) ve kronik idrar yolları enfeksiyonu, bugün dünya insanlarının (1.350.000.000) büyük bir problemidir. Böylesine bir problemin kimyasal (ilaç) yöntemleriyle veya ameliyat yaklaşımıyla çözülemeyeceği inancında değilim.Bu yöntemlerin yetersiz veye etkisiz kaldığı durumlarda Brokoliyi mutfağımızdan sağlığımıza taşımayı amaçladım. Brokoli üzerine araştırmalarımı bazı televizyon kanallarında ve yazılı basında açıkladım. İnsanların bu konuya sahip çıkacağını ve pek çoğunun şifa bulacağını bilmekteyim. Görsel ve yazılı medya insanların hayatının bir parçası olmuştur. Ben 11 yıllık çalışmamı açıklarken bunun laboratuarlardan ve üniversitelerden insanlara ne kadar ulaşacağından endişeliyim. Bu düşüncelerime ve bilimsel görüşlerime sahip çıkan Almanya ve Amerika, Medikal Forumlarında Brokoli tedavisi üzerine Web sayfası açarak kendilerine yardımcı olmamı talep etmişlerdir. Bu taleplerini gerek bilim adına gerekse de insanlığa hizmet adına kabul ettim. Almanya Medikal ForumdaveAmerikada Prostatitis Foundation Forumda adıma WebSayfası açıldı. Dünyada, brokoliyi prostat tedavisinde ilk uygulayan bir bilim adamı olarak ülkem adına gurur duymaktayım. Brokoli memleketimize son bir kaç yıldan beri girmiş bir sebzedir. Roma imparatorluğu döneminde esas yetiştirildiği bölgelerden bir tanesi de Akdeniz sahilleri idi. Özellikle Amerika ve Avrupada ençok tüketilen sebzeler arasındadır. Amerikada brokoli tabletleri satılmaktadır. Ancak, bu tabletler Prostat şikayetlerine karşı etkin değildir. Bu tabletler, 3-4 günlük brokoli tohumlarının filizlerinden elde edilmektedir. Brokoli sebzesinden elde edilmemektedir.
Brokoli her insanın mutfağından sağlığına taşıyabilecegi ve hazırlanması en kolay bir sebzedir.

Brokoli içerdiği maddeler açısından insan sağlığı üzerinde çok faydalıdır. Vitamin değerleri açısından; A, E ve C vitaminlerini içermektedir. İçerdiği flavonoidler bakımından bağışıklık sistemimizi güçlendiren bir özelliğe sahiptir. Antibiyotik özelliğe sahip olan brokoli, bu yönüyle prostatitis’e (prostat enfeksiyonu) karşı çok etkindir. Hiç bir antibiyotik yoktur ki bağışıklık sistemimizi zayıflatmasın. İşte brokolinin önemi bu noktada ortaya çıkmaktadır; aynı zamanda hem bağışıklık sistemimizi güçlendirmekte hemde antibiyotik vazifesi görmektedir. Bir noktayı hemen belirtmekte büyük fayda görüyorum. Genel olarak antibiyotikler, insan hayatı için hayati önem taşıyan, vazgeçilmez ilaçlardır.Brokoli, meme, prostat, bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı güçlü bir koruyucudur. Amerikada özellikle bu kanser türlerine karşı brokolinin içerdiği bazı maddeler (sulforafen vs) zenginleştirilerek kanser tedavisindede başarı ile kullanılmaktadır.Brokoli içerdiği bazı indolve indol türevleri(bitkisel hormonlar) açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Bu sayede vücudumuzdaki hormon dengesini ayarlayıcı özelliğe sahiptir. Yine Amerikada bazı klinikler menopoz dönemindeki bayanlar için östrogen hormonunun düzenli çalışması için brokolideki bitkisel hormonlardan yararlanmaktadırlar. Brokolinin kendine özgü olan selülozik yapısı (lifli yapı) bağırsaklarda oluşan toksinlerin uzaklaştırılmasında (toksin atıcı) ve alınmış olan ağır metallerin emilmesinde büyük rol oynamaktadır. Brokolinin bu lifli yapısı dışkının düzenli bir şekilde dışarı atılmasını sağlar. Kabızlığı önleyicidir.ugün dünyada üzerinde en çok araştırma yapılan sebzelerde; beyaz lahana, turp, domates, brokoli ve havuç en ön sırayı almaktadır. Brokolinin Gücü
Brokoli, prostatitis, iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ve idrar yolları enfeksiyonuna karşı önleyici ve tedavi edici güce sahiptir. Brokolinin şifalı gücünden istifade edebilmek için mutlaka kullanma şekline uymak zorundayız. Kullanma şekli bir KÜR olarak yapılmalıdır. Aksi taktirde haftada bir kaç defa tüketmenin sadece besin değerleri açısından faydası vardır. Sebze olarak Brokoli; A, C, E ve Karotin vitaminleri bakımından oldukça zengindir. Brokoli, klinik deneylerle(Almanca,İngilizce ) kanıtlanmış özellikle prostat ve meme kanserine karşı etkin 5 farklı koruyucu madde içermektedir. Bunlardan en güçlü olanı sulforafen dir. Prostat rahatsızlıklarının kansere dönüşmesinde brokoli güçlü bir önleyicidir. Bu görevini içerdiği myrosinaz enzimi yardımıyla sağlamaktadır. Brokoli indol bakımından oldukça zengindir. İndoller bitkisel hormonlardır. Brokolide bulunan bazı indollerin özelliği, hormon dengesini sağlamaktır. Meme kanserinin oluşumunda hormon dengesizliğinin rol oynadığı gerçeği klinik deneylerle kanıtlanmıştır. Brokoli bağışıklık sistemimizi güçlendiren 5 tane etkin madde içermektedir. Brokoli bununla da kalmayıp aynı zamanda antioksidan dır. Yani hücre zarlarına (membran) ve hücre DNA sına zarar veren serbest radikalleri nötralize (zararsız hale getirmek) etmektedir. Hücre DNA sını bozabilen serbest radikaller bu özelliklerinden dolayı kanserojendirler. Brokoliye antioksidan olma özelliğini kazandıran quercetin ve kaempherol maddelerini içermesidir. Quercetin, Prostatitis tedavisinde kullanılan ve bitkilerden elde edilen bir maddedir. Brokoli lifli bir yapıya sahip olduğundan, bağırsaklardaki ağır metalleri, safra asidi fazlasını sünger gibi emerek oldukça hızlı bir biçimde dışarıya atılmasını sağlar. Brokoli, bu özelliğinden dolayı hem toksin atıcı hemde bağırsak sistemini düzenleyicidir.

Çimlenmiş Brokoli Tohumları:Çimlendirilmiş Brokoli tohumları sebze olarak kullanılan Brokoliye göre ; ortalama 50 kat daha fazla sulforafen içerirler ve Sulforafen Phase II enzimlerini aktive ederek kansere, mutasyona ve serbest radikallere karşı harekete geçirirler. Amerikada, çimlendirilmiş Brokoli filizlerinden (broccoli sprouts) tabletler yapılmakta ve satılmaktadır. Prostatitis (Prostat Enfeksiyonu)

Prostat enfeksiyonunun iki şekli olduğu tıp otoriteleri tarafından savunulmaktadır. Bunlardan birincisi bakteriyel Prostatitis (bakteriyel prostat enfeksiyonu), ikincisi ise non-bakteriyel prostatitis (bakteriyel olmayan prostat enfeksiyonu) dur. 1998 yılında bir grup Amerikalı ve Kanadalı bilim adamı, 1 Aralık 1998 tarihinde Journal of infectious Urology dergisinde yayınladıkları makale de bakteriyel olmayan prostat enfeksiyonunun gerçekte bakteriyel prostat enfeksiyonu olduğunu kanıtlamışlardır. Bakteriyel-Biyofilm teorisi ile açıkladıkları bu prostat enfeksiyonunu tedavi etmek daha da zor görünmektedir. Genel olarak prostat enfeksiyonunu Antibiyotiklerle tedavi etmek çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Bunun nedeni de antibiyotiklerin, prostatın içine kadar girememesidir. Genel olarak bir enfeksiyonun başarı ile tedavi edilebilmesi için bağışıklık sistemininin de güçlü olması veya güçlendirilmesi gerekmektedir. Prostatis de Brokolinin Fonksiyonu

Brokoli aynı anda iki özellik birden göstermektedir. Birincisi bağışıklık sistemini güçlendirmesi, ikincisi ise antibiyotik (anti-inflammatory effects of antibiotics) özelliğe sahip olmasıdır. Güçlü bir bağışıklık sistemi enfeksiyonlara karşı daha güçlü demektir. Halbuki antibiyotikler bağışıklık sistemimizi zayıflatırlar. Bu nedenle antibiyotik kullananlar beraberinde çoğu kez vitamin alarak veya sağlıklı ve dengeli beslenerek bağışıklık sistemilerini güçlendirmeye çalışırlar. Ancak, alınan antibiyotiklerin çoğu bağırsak florasını etkilediklerinden, vitaminlerin, kofaktörlerin, minerallerin ve besinlerden gelen bazı etkin maddelerin emilmesine engel olabilmektedirler. Brokoli giriş kısmında bahsedildiği gibi bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve içerdiği pseudoantibiyotik özellikli etkin maddelerle prostatitis’ e karşı etkin rol oynamaktadır. İyi huylu Prostat büyümesi (Benigne ProstateHyperPlasie) = BPH

Genel olarak prostat, 40-50 yaşları arasındaki erkeklerin % 43 ‘ünde görülmekte, 50 yaş ve yukarısında %60 lara kadar çıkmaktadır. Dünya sağlık teşkilatının verilerine göre 185.000.000 erkek bu rahatsızlıktan şikayet etmektedir. Prostat büyümesin sebebi olarak bir çok teori öne sürülmektedir. Bunlardan en önemli iki tanesi beslenme ve hormonal düzenle ilgilidir. Beslenme her ne kadar önemli bir sav ise de, Testosteron hormonunun bu rahatsızlığa neden olduğu teorisi ağırlık kazanmaktadır. Erkeklerin testislerinde (haya) oluşan Testosteron hormonu (TH), belirli yaşlardan sonra prostat bezine (kestanecik) ulaşamamaktadır. Prostatı bezinin salgılama görevini yapabilmesi için TH ‘na ihtiyacı vardır. TH ‘nun prostat bezine ulaşamaması sonucunda prostat bezi büyümeye başlamaktadır. Bu büyüme sonucunda prostat bezi idrar kanallarına baskı oluşturarak belirli şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bunlarsık sık idrara çıkma (geceleri dahil)
idrarını tutamama, idrar yaparken zorlanma
idrar yaparken çatallanma
idrar yaparken yanma
idrar torbasını tamamen boşaltamama (miksiyon)
idrar yaptıktan sonra damlama
gibi şikayetlerdir. Bu şikayetler doğrultusunda idrar kesesi her defasında tam boşalamadığından bakteriyel enfeksiyonlara da neden olabilmektedir. Bunun sonucunda da idrar yolları enfeksiyonunları bu rahatsızlığa paralel olarak gelişmektedir. Prostat büyümesinin neden olduğu olumsuz etkilerden bir tanesi de erkekte cinsel isteksizliğe ve iktidarsızlığa neden olmasıdır. Cinsel isteksizlik,Prostatitis hastalarında da ortak bir olgudur. BPH de Brokolinin Fonksiyonu
Brokoli, içerdiği bazı indol derivatları ve mediyatörler vasıtasıyla biyosentez mekanizmasını harekete geçirerek Testosteron Hormonunun Prostata ulaşmasını sağlamaktadır. Böylece Prostat normal salgılama fonksiyonlarını yavaş yavaş yerine getirmeye başlamaktadır. 21 günlük Brokoli Kürü neticesinde BPH (İyi huylu prostat) hastaları daha 2-3 gün içerisinde idrara bağlı şikayetlerinin nasıl azaldığını görebilmektedirler. Brokoli Kürünü yapan erkeklerin hemen hemen hepsi cinsel isteksizliklerinin önemli ölçüde ortadan kalktığını söylemektedirler. Tabiki hastalığın seyrine göre 21 günlük başlangıç kürü yeterli olmayabilir. Uzun yıllardır iyi huylu prostat büyümesi rahatsızlığı olanlar ( 6-7 yıl) bir kaç ay sonra şikayetlerinin tekrar başladığını göreceklerdir. Bu durumda sadece bir haftalık Brokoli Kürü nün uygulanması yeterli olabilmektedir. Kısaca her BPH hastası kendisini bilir. İyi huylu Prostat büyümesine yeni yakalanmış olanlar 21 günlük Brokoli Kürü ile enaz 10 – 11 ay rahat edebilmektedirler. Daha sonra bir haftalık kür ile tekrar uzun zaman rahat edebilmektedirler.

Prostatitis ve BPH hastalarının, kür boyunca kesinlikle acı biber, alkol ve kahve tüketmemeye (nescafe ve türk kahvesi) ve de hayvansal yağlardan uzak durmaya özen göstermeleri gerekmektedir. Beslenmede BPH ya neden olan etkenlerin başında hayvansal yağlar gelmektedir. BPH hastalarının genelde gün boyu bol su tüketmeleri hekimlerin önerileri arasındadır. Brokolinin Kullanılış Şekli
Bu yardımcı tedavi şekline başlamadan önce mutlaka bir hekime gittiğinizi kabul ediyoruz. Kesinlikle bir hekime gitmeden prostat şikayetlerine iyi geliyormuş düşüncesiyle hareket ederek, brokoli kür tedavisini uygulamayınız. Mutlaka hekime gidiniz ve teşhisinizi koydurunuz. Eğer konulan teşhis; Prostatitis veya BPH ( iyi huylu Prostat büyümesi) veya idrar yolları enfeksiyonu ise bu taktirde brokoli kür tedavisini çekinmeden bir yardımcı tedavi olarak uygulayabilirsiniz.Brokoli’nin yan tesiri yoktur ve ilaçlarlada etkileşmesi söz konusu değildir. Ancak brokoliye karşı alerjisi olanların bu tedaviyi uygulamamaları gerekir. Genel bir kural olmamakla beraber, süte karşı alerjisi olanların % 25 oranındada brokoliye karşıda alerjileri olduğu gözlenmiştir. Hekiminizin size verdiği ilaçları alarak, Brokoli tedavisini de bir yardımcı ve önleyici tedavi olarak uygulayabilirsiniz.
En az 250 gram Brokoliyi 1 litre suda su kaynadıktan sonra ağzı kapalı olarak hafif ateşte 5-6 dakika pişiriniz. Suyunu ılttıktan veya soğuttuktan sonra, yarısını sabah diğer yarısını da akşam yemeğinden 20 dakika önce aç karına içiniz. Brokoli suyunu çtikten sonra 20 dakika su hariç hiç bir şey yemeyiniz ve içmeyiniz. Pişirdiğiniz brokoliyi de öğleyin yemeğinizin yanında salata olarak yeyiniz. Bu işlem 21 defa uygulanacak ve Brokoli suyu hergün taze olarak hazırlanacaktır. Yani bu küre 21 gün devam edilecektir. Brokoliyi pazarlarda, manavlarda ve bazı süpermarketlerde taze veya dondurulmuş olarak bulabilirsiniz. Brokoliyi alırken taze ve sararmamış olduğuna dikkat ediniz. Eğer Brokoloyi fazla miktarda aldıysanız, 250 gramlık porsiyonlar halinde yıkamadan mutlaka buzdolabınızın buzluk kısmında saklayınız. Günlük ihtiyacınızı hergün buzluktan alıp, yıkayıp hazırlayınız.

Hazırlanması ve Kullanılması :

Bitkinin hem odunsu saplarını hem de çiçekli bölümlerini kullanabilirsiniz. En az 250 gr, en fazla 500 gr brokoli 1 litre suyla agzı kapalı bir kapta 5 dakika kaynatılır. Süzülüp bir başka kaba alınan brokoli suyunun yarısı sabahları aç karnına diger yarısı da aksamları yine aç karnına içilmelidir (ılık veya soguk). Hazırlanan 1 lt su aynı gün tüketlimeli ve ertesi gün için yenisi hazırlanmalıdır.Brokoli suyu içildikten sonraki 20 dakika boyunca su hariç hiç bir sey yenilip içilmemelidir. Aynı zamanda ögle yemeklerinde de haşlanmış brokoli yenmesinin bir çok avantajları vardır. Bu uygulama 1 hafta boyunca her gün yapılmıs olacaktır. Her 7 günden (1 Hafta) sonra 3 günlük bir ara verilmelidir. Bu işleme 21 gün (3 hafta) devam edilmelidir (3 ‘er günlük aralar hariç) NOT: 1 lt su için 250 gr’dan fazla kullanılan brokolinin etkisi artar fakat 500 gr’dan fazlası da gerekmez.1-2 yıllık prostat hastaları için 21 günlük brokoli kürü yeterlidir. 21 günlük brokoli kürünü tamamlayan hastalar belki 5-6 ay sonra tekrar bir rahatsızlık hissedebilirler. Böyle bir durumda sadece 10 günlük bir brokoli kürü yeterli olacaktır.
Uzun bir süreden beri prostat rahatsızlıgı olan hastalar (4 yıldan fazla) için 21 günlük brokoli kürü rahatsızlıklarını geçici bir süre gidermek için yardımcı olacaktır. Bu durumdaki hastalar 45 gün brokoli kürü uygulamalıdırlar.(Yine aynı şekilde her 7 günden sonra 3 gün ara vererek)
Brokoli Kürü Esnasında Dikkat Edilmesi Gerken Hususlar:
Brokoli kürü (tedavisi) boyunca, baharat ve baharatlı yiyecekler kesinlikle yasaktır ve her çesit kahve ile hayvansal yaglardan da kaçınılması gerekir.

Brokoli Tedavisi Esnasında ve Sonrasında Beklenen Sonuçlar:Sertleşme problemlerinin düzelmesi (Erectile dysfunctions)
İdrar yapma zorluklarında düzelme
Meni miktarının artması
Kısırlığın giderilmesi
Yaşam kalitesinin normallestirilmesi
Urogenital sistemden (Böbrek, prostat, mesane vs.) patojen mikropların temizlenmesi
PSA ‘nın düşürülmesine katkı (Prostate Specific Antigen)
Genito-Urinary sistemdeki spazm ve kramplar için fayda
Brokoli, kür esnasında eş zamanlı olarak aşağıdaki faydaları da sağlar:Kolesterol seviyesinin düşürülmesi
Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesi
Kan basıncının ayarlanması
Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi
Kaynatılmış Brokoli Kullanmamızın Sebebi Nedir?
Taze veya kaynatılmamış brokoli,harekete geçirilmemesi gereken (aktif halegelmemesi gereken) bazı enzimler içerir. Bu enzimleri etkisiz hale getirmenin en basit yolu, brokoliyi 5 dakika su içinde kaynatmaktır. 5 dakikalık bir kaynatma sonucunda bu enzimler etkisiz hale geleceklerdir. Eğer bu enzimler etkisiz hale getirilmezlerse brokoli, BPH (Iyi huylu prostat büyümesi), prostat ve genel olarak idrar yolları enfeksiyonlarından müzdarip olanlara başarılı bir sekilde tedavi yapmayacaktır. Brokoli çok önemli bilesikler içerir. Bu bilesikler sadece sözkonusu enzimler etkisiz hale getirildikleri zaman, prostat, BPH ve idrar yolları enfeksiyonu hastalarını tedavi edebilirler. Eger bu yapılmazsa brokolinin içerdigi enzimler, brokolinin bu hastalar üzerindeki etkisini azaltıcı farklı reaksiyonlara başlarlar.
Sık Sorulan Sorular:
Soru 1:21 günlük kür süresine 3 günlük dinlenme süresi dahil mi? Hayvansal yaglardan kaçınılmasını öneriyorsunuz, bu hiç balık, tavuk, et ve hatta peynir yenmemesi anlamına mı geliyor? Neler yiyebilecegimize örnekler verir misiniz?
Cevap 1:21 günlük tedavi süresi 3 günlük dinlenme süresini kapsamamaktadır. Izgara ile pisirilmis tavuk ve balık yiyebilirsiniz fakat tereyagı, iç yagı ve bunlarla pisirilmis yiyecekleri yememelisiniz. Düsük yaglı diyet peynirleri de yiyebilirsiniz. Baharat ve baharatlı yemeklerden ve her ne çesit olursa olsun kahveden (kafeinsiz olsa bile) uzak durmalısınız. Bitkisel sıvı yagları tercih etmeli ve margarin kullanmamalısınız.
Soru 2: Brokoliyi günde 1 kez mi yoksa 2 kez mi kaynatıyoruz? 1 lt için günlük brokoli miktarı ne kadardır ?
Cevap2:Sadece 1 kez kaynatıyorsunuz. Sabahleyin 250 gr la 500 gr arası brokoliyi 1 lt suyla agzı kapalı bir tencerede kaynatıyorsunuz. Yarısını sabahleyin aç karnına diger yarısını da aksam yemeginden önce içiyorsunuz. Brokoli suyunu içtikten sonra 20 dakika boyunca su hariç hiç bir sey yemiyor ve içmiyorsunuz. 20 dakika sonra kahvaltınızı veya aksam yemeginizi yiyebilirsiniz. Brokoliyi 5 dakikadan fazla kaynatmamalısınız.
Soru 3: Kaynatacagımız brokoli odunsu saplardan mı yoksa bitkinin çiçekli bölümlerinden mi olusuyor ?
Cevap 4: 250-500 gr ‘lık günlük kür için bitkinin her iki bölümünü de kullanabilirsiniz :
Soru 4: Brokolidenkaçınıyorum, çünkü doktorum onun prostatımı azdıracak bazı kristalizasyonlara sebep olabildigini söyledi. Doğru mu ?
Cevap 4: Tam tersine, brokoli tedavisi kristalizasyonu önlüyor. Brokoli tedavisi (kürü) kristalizasyona sebep olamaz. Brokoli kürünü binlerce hasta üzerinde test ettik. Bu kürü uygulayan hastalardan bazıları da özellikle prostat taşlarını yok etmek ve mesanedeki kristalleşmeyi gidermek amacıyla kullananlardı.
Soru 5: Diger seyleri de yememize izin veriliyor mu ? Yoksa 7 gün boyunca sadece brokoli yiyip brokoli suyu mu içecegiz ?
Cevap 6: Elbette normal olarak diger seyleri de yemenize izin veriliyor. Fakat kahve vs. gibi kısıtlamalar var.

 Sağlıklı Beslenme   Meyveler   Vişne

Vişne: Kiraza benzeyen ve tadı kiraz tadından daha ekşi olan bir meyvedir. Tam bir vitamin ve mineral deposu olan vişne, A ve C vitaminleri ile sodyum, potasyum, kalsiyum ve fosfor mineralleri açısından zengindir. Kiraz vişne ile benzer özellikler taşır.

Vişnenin Faydaları: Vücudu ve mideyi kuvvetlendirir. Mikrop öldürücüdür. Ateşi düşürür ve idrar söktürür. İshali keser. Vücuda rahatlık verir. Susuzluğu giderir. Öksürüğe iyi gelir. Ağrıları dindirir. İltihap gidericidir. Uyku düzensizliğinde faydalıdır.

Vişne Nasıl Kullanılır? Meyvesi, meyve sapları ve vişne ağacının kabukları kullanılır. Vişne reçeli ve vişne suyu farklı tadıyla severek tüketilen besinlerdir. Tıbbi açıdan kabukları ateş düşürücüdür. Sapları ise idrar söktürücü olarak kullanılır.

* Şeker oranı kirazınkinden düşük olduğu için daha az kalori içerir,
* Diyareyi keser,
* Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir.
(100 gr. vişne=50 kalori)

Visne:

Nisan-Mayis aylari arasinda beyaz renkli çiçekler açan, 2-10 m yüksekliginde agaçlar. Gövdeleri koyu gri renkli ve dallar asagi dogru sarkiktir. Yapraklar kisa sapli, tüysüz, parlak yesil, kenarlari disli, ucu sivridir. Çiçekler yapraklardan önce açar ve kisa sürgünlerin ucunda, semsiyemsi çiçek durumlari teskil ederler. Çiçek saplari uzun, çiçek tablasi çanak seklindedir. Meyve olgunlukta tek tohum ihtivâ eden, küre seklinde koyu kirmizi renkli, eksi lezzetli bir drupa tipidir. Vatani Anadolu ve Balkanlardir.
Kullanildigi yerler: Meyvelerinde sekerler, elma ve limon asidi, vitamin A ve C, meyve saplari ve gövde kabugunda tanen ve potasyum tuzlari vardir. Visne agaci kabuklari kabiz edici ve ates düsürücü etkiye sâhiptir. Meyve saplari ise idrar söktürücü olarak kullanilir. Meyveleri tâze olarak yenebildigi gibi, serbet, surup ve reçel imâlinde de kullanilir.

ANKARA – İtalya’daki Campobasso Üniversitesi’nden bilim adamlarının Milano Kanser Enstitüsü ile ortaklaşa yaptığı araştırma, haftada 2-3 kez 1-2 parça siyah çikolatanın kronik iltihaplanmaya karşı koruyabileceğini, kalp krizi ve beyin kanaması riskini azaltabileceğini gösterdi.

Katılımcıların kanındaki, kalp-damar hastalıklarına neden olabilen iltihaplanmanın göstergesi olan C-reaktif protein (CRP) seviyesini ölçen araştırmacılar çikolata yiyen gruptakilerin CRP seviyesinin yüzde 17 düştüğünü belirledi. Bu da çikolatanın kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini kadınlarda üçte bir, erkeklerde dörtte bir azaltabileceği anlamına geliyor.

Ancak en iyi koruyucu etkinin günde ortalama 6,7 gram siyah çikolatayla olduğunu vurgulayan araştırmacılar, 6,7 gramın üzerine çıkıldığında koruyucu etkinin kaybolduğuna dikkat çekti.

Siyah çikolatanın içindeki kakao tanecikleri önemli oranda antioksidan içeriyor. Sütle karışınca bazı maddelerin emiliminin azalması nedeniyle sütlü çikolata siyah çikolatayla aynı koruyucu etkiyi göstermiyor.

Araştırma, “Journal of Nutrition” dergisinde yayımlandı.

ERZURUM – Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Zekai Halıcı, Doç. Dr. Halis Süleyman, Araştırma Görevlisi Elif Çadırcı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bünyamin Börekçi ile Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yüksel Özdemir deney fareleri üzerinde yaptıkları bilimsel çalışmada, piyasada farklı endikasyonda kullanılan bir ilacın “kadınların korkulu rüyası” olan osteoporoz hastalığının tedavisi ve önlenmesinde büyük faydalar sağladığını belirledi.

Bilimsel çalışmanın yöneticisi Yrd. Doç. Dr. Zekai Halıcı, halk arasında “kemik erimesi” diye bilinen menopoz sonrası kadınlarda görülen ve yaşam kalitesini azaltan aynı zamanda vücutta kendiliğinden kırıkların oluşmasına yol açan osteoporozun tedavisi ve önlenmesi açısından önemli bir gelişme sağladıklarını söyledi.

Hipertansiyon hastalarına verilen ve uluslararası iki ilaç firması tarafından farklı adlarla üretilen ilacın aslında osteoporoz tedavisinde ve önlenmesinde büyük etkisinin olduğunu deney fareleri üzerinde yaptıkları araştırmayla ispatladıklarını anlatan Yrd. Doç. Dr. Halıcı, şunları kaydetti:
“Yaptığımız çalışma ile ilacın bulduğumuz etkisi hem osteoporoz oluşma mekanizmasında yeni ufuklar açacak hem de yaşlılıkla beraber seyreden hipertansif ve osteoporotik hastalarda bu tip ilaçların ilk tercih olmasını sağlayacaktır. Bu ise dünya literatüründe bir ilk olmuştur. Bir başka açıdan bakarsak hipert Read the rest of this entry »

BERLİN – Alman Aachen Üniversitesinde yapılan bir araştırmada kahvenin kronik karaciğer hastalıklarının tedavisine iyi geldiği tespit edildi.

Günde bir ya da iki fincan kahve içen karaciğer hastalarında hastalığın daha yavaş bir seyir izlediği belirlendi.

Kahvedeki kafein, karaciğer hücrelerinin yararsız bağ dokusu hücrelerine yani fibröz dokusuna dönüşümünü azaltıyor.

Arama
Arşivler

Design by Medical Link. Incollobration with Real estate, Gadgets and Travel Info.

akciğer kanseri