Archive for Ocak, 2010

In the Planning your Web site articles I wrote on first and secondary pages, I recommended not overwhelming the user with too many choices or too much information. That less is more approach works very well to ensure that critical information is not lost in a crowd of words, and helps us set up an easy to maneuver navigational system. But as we get deeper into specific areas of the site, our goals and strategies change.

Once we have carefully guided our visitors to our third, fourth and deeper level pages, it is time to reward them with in-depth content that

  • answers their questions
  • helps them make decisions
  • shares your knowledge and expertise
  • or otherwise helps them achieve the goals they had in visiting the site.

At this point we don’t need to worry about short-attention spans anymore than would a novelist. Our visitors have come this far to find out X, and we should supply them with the necessary information to understand X, whether that can be done in 2 paragraphs or 20 pages. A user with a goal will read through 20 pages if that is what it takes to achieve the goal.

For example, let us return to the fictional Department of Cartooning site. On this site I’ve created a tertiary page on mechanical pencils. It includes a few paragraphs about pencils, a photo and a list of additional resources. When planning this site I had decided to include an area of resources that would include information on tools of the trade as well as other references. One such tool is the pencil. It was my thought that visitors to the cartooning site might include

  • Potential students wanting to learn and practice with the tools before beginning their coursework
  • Professional cartoonists wanting to learn more about the tools and history of the craft
  • Skeptical users of wooden pencils
  • Drawing teachers
  • Art supply salesman, etc.

With that in mind, I must now ask myself if my site provided sufficient information to help these visitors achieve their goals. In this case, I do not think that it has. While I’ve been fond of mechanical pencils ever since I was a toddler dissecting the ones I found on my father’s desk—much to his dismay—I don’t actually know that much about them. I also have no idea whether cartoonists prefer them or not. I do know a bit about line art and printing, but I could have elaborated more. Additionally I could have shared some history, and given users tips on matching the right pencil and lead to their projects. I did include links to additional resources, but I would have a better chance at satisfying my visitors if I took the time to do additional pencil research.

I use this example because I think an imperfect page helps to illustrate that feeling that users get when there goal hasn’t been met. After navigating through the site, and finding the right page, they then discover that it doesn’t fill all of their needs and they have to continue their quest somewhere else.

This happens to me quite often. Whether I’m searching for autoparts or the best apple kuchen recipe, I will get frustrated if I jump through all the hoops only to discover that something is missing—the recipe lists all of the ingredients, but doesn’t tell me what size pan to use or how long to cook the kuchen.

Yet when the reverse is true, I am quite pleased. Two years ago my dryer stopped working. I determined that the problem was in the on switch because it wasn’t clicking into position properly. I took off the cover so I could look at the part, compared that button to the others, wrote down the part number, then hopped online to visit the GE website. Given that product code numbers had changed since I’d first bought the dryer, it took some hunting, but over time I was able to narrow down my search and track down the part I needed. I was also able to confirm that it was the correct part because they included an illustration and a list of models that used this part. With credit card in hand, I ordered my part and it arrived in just a few days. It took me less than five minutes to install and I was able to dry my clothes without the expense of either a repairman or a new dryer.

Although it took me more time to find the part on their website, than it did to install it, I was happy to have gone through the process, because when I did find the part, it was what I needed and it saved me both time and money. I was happy, G.E. was happy for the sale, and perhaps they are happy now that I am recounting how happy I was to find my part on their Web site. When considering future appliance purchases I will probably consider G.E. again, because I know I can count on them in regard to their parts and equipment. In other words everybody won.

As was the case with me and G.E., when we help our visitors to achieve their goals, we help them to achieve our own goals as well. If you keep this in mind when creating your pages, I expect you will have similar success.

p.s. Whether writing for the Web or for something else you may be interested in reading Mano Singham’s latest blog entry. He offers some great insight into the process of writing.

Meme ve akciğer kanserine karşı klinik deneyleri sürdürülen yeni bir ilacın, beyin tümörlerinde bile etkili olabileceği belirtildi.

ANKARA – ABD’deki Texas Üniversitesinde görevli bilim adamları, Imetelstat isimli maddenin sadece tümörlere değil, kanser kök hücrelerine de saldırdığına dikkat çekerek, bunun fareler üzerinde yapılan deneylerde ortaya çıkarıldığını belirtti.

Bilim adamları, kanser kök hücrelerinin kanserin çoğalmasından sorumlu olduğuna inanıldığına işaret ederek, bu nedenle Imetelstat maddesinin başarı vaat ettiğini kaydetti.

trans Kanser kök hücrelerine karşı yeni ilaç

Texas Üniversitesinden Jerry Shay ve ekibi, yeni maddenin kan-beyin bariyerinden de geçtiğini belirterek, böylece maddenin gliyoblastom gibi kötü huylu beyin tümörlerinde de kullanılabileceğini söyledi. Daha çok yetişkinlerde görülen gliyoblastomun tedavisi, ilaçların kan-beyin bariyerini geçememesi nedeniyle çok sınırlı kalıyor.

Jerry Shay ve ekibi, meme ve akciğer kanserine karşı klinik deneyleri sürdürülen Imetelstat maddesini gliyoblastom hücrelerinde denedi. Bilim adamları, maddenin özellikle kanser kök hücrelerindeki etkisini araştırdı. Kanser kök hücrelerinin, kemoterapi ve radyoterapi gibi kanser tedavilerine karşı genelde direnç gösterdiğini ifade eden bilim adamları, deneylerde Imetelstat maddesinin hem kanser hücreleri, hem de kanser kök hücrelerinde etkili olduğunu gözlemledi. Bilim adamları, bu etkinin hücre bölünmesini durdurduğunu ve böylece kanser hücrelerinin ölmesini sağladığını kaydetti.

MADDE KAN-BEYİN BARİYERİNİ GEÇTİ
Deneylerde kanser kök hücreleri farelere enjekte edildikten sonra, Imetelstat tedavisi başlatıldı. Shay ve ekibi, bu tedavi sırasında maddenin kan-beyin bariyerini geçtiğini gördü. Bilim adamları, Imetelstat maddesinin kemoterapi ve radyoterapiyle birlikte çok olumlu sonuçlar verdiğini bildirdi.

Shay, “İlacın kanser türlerinin çoğunda bulunan bir mekanizmaya saldırması çok yararlı olabilir” dedi. Bilim adamları, bir başka deneyde Imetelstat maddesinin prostat kanseri kök hücrelerinde de etkili olduğunu ortaya çıkardı.

Araştırma, Clinical Cancer Research dergisinde yayımlandı.

Kalıtsal meme ve yumurtalık kanserine yatkınlık yapan BRCA1 ve BRCA2 adlı iki genin, erkeklerde prostat kanseri yatkınlığına de neden olduğu bildirildi.

ANTALYA – BRCA1 ve BRCA2 adlı genleri taşıyan kişilerin önceden tespit edilmesi halinde, hastalık oluşmadan bazı önlemlerin alınabileceği belirtildi.

Prostat kanserine yatkınlık yaptığı belirlenen BRCA1 ve BRCA2 genlerinin genetik geçişlerini incelemek üzere bir araya gelen 20 ülkeden bilim insanları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Güven Lüleci ve Yrd. Doç. Dr. Esra Manguoğlu da yer aldı.
trans meme kanseri geni prostat kanserine de sepeb oluyor
Yrd. Doç. Dr. Manguoğlu, bilim insanlarının, IMPACT (Identification of men with a genetic predisposition to prostate cancer: Targeted) adı verilen çalışmada, ülkelerindeki erkeklerde prostat kanseri riskine karşı bu genlerin taşıyıcısı olup olmadıklarını araştırdıklarını bildirdi. Bu çalışmada, erkeklerdeki prostat kanserinin genetik yatkınlığına bakıldığını anlatan Manguoğlu, prostat kanserine yatkınlığa neden olduğu belirlenen BRCA1 ve BRCA2 genlerinin incelendiğini ifade etti. Bu genlerin aynı zamanda kadınlarda meme ve yumurtalık kanserlerine yatkınlığa neden olduğuna işaret eden Manguoğlu, ”Eğer bu genleri taşıyan kişiler önceden bilinirse, yaşam tarzlarını değiştirerek, bir takım önleyici tedbirler alarak ya da devamlı kontrol takipleri ile hastalık oluşmadan önlem alınabilir” dedi.

TAKİP VE TEDAVİ PROTOKOLÜ OLUŞTURULABİLİR
Akrabalarında meme ya da yumurtalık kanseri olan erkeklerin, BRCA1 ya da BRCA2 genleri taşıyıcısı iseler prostat kanseri olmak için risk taşıyabileceğine de değinen Manguoğlu, şöyle konuştu:

”Annesinde, teyzesinde, kız kardeşinde, ablasında, yakın akrabalarında meme ya da yumurtalık kanseri görülmüşse, bu kişilerde bir risk faktörü vardır. Yani bu kişilerin erkek akrabalarında prostat kanseri görülme riski söz konusu. Aynı ailedeki prostat kanseri vakaları da kadınlar için yumurtalık ya da meme kanseri için bir soru işareti oluşturabilir. Bu durumda ailelerin soyağacının çıkarılıp incelenmesi gerekiyor. Ancak bundan sonra kesin olarak riski söyleyebiliriz.”

IMPACT’in de bu amaçla ortaya çıktığını vurgulayan Manguoğlu, erkeklerde BRCA1 ve BRCA2 genlerinin taşıyıcılığını araştırdıklarını, yaptıkları genetik testlerle bu genleri taşıyan bireyleri bulmaya çalıştıklarını vurguladı. Bu genleri taşıyan kadınlarda uygulanacak takip ve tedavi protokolleri bulunduğunu ancak erkek taşıyıcılar için bu protokollerin Avrupa ve Türkiye bazında henüz oluşturulmadığını kaydeden Manguoğlu, bu proje ile BRCA1 ve BRCA2 genlerini taşıyan erkekler için uygulanacak tedavi ve takip protokollerinin oluşturulabileceğini kaydetti.

Manguoğlu, yakın akrabalarında bu hastalıkları taşıyan kişilerin kendilerine başvurarak bu geni taşıyıp taşımadıklarını belirleyebileceklerini sözlerine ekledi.

MEME KANSERİ NEDİR ?
Memenin yapısı, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşmaktadır. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda belirttiğimiz  şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.

Nar ile Meme Kanseri Riskini Azaltmak

Narın içindeki “ellagitannins” adlı kimyasal maddenin kanser hücrelerinin çoğalmasına neden olan östrojen hormonunun artmasını engellediği belirlendi.

ANKARA – Araştırmanın, meme kanserine karşı yeni ilaçların geliştirilmesinin yolunu açabileceğini belirten bilimadamları, bu esnada bu mevyeyi daha çok tüketmenin yararlı olabileceğini söylediler.

Daily Telegraph’taki habere göre uzmanlar, faydası olması için bu kimyasallardan ne kadar gerektiğini henüz bilmediklerini belirttiler. Ohio Devlet Üniversitesi Dahiliye Bölümü profesörü Gary Stoner, araştırmada, etki göstermesi için “görece yüksek seviyede ellagitannin bileşimine” ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Araştırma, Amerikan Kanser Araştırma Kurumunun yayın organı “Cancer Prevention research“de yayınlandı.

Aşırı alkol aldıktan Sonra Baş agırsı ve alkolun etkisini azaltmak için ne yapmalı?

* Kafein, kan damarlarını darlaştırdığı için içkiden sonraki baş ağrısının giderilmesinde etkili bir rol oynuyor

* İçkiyi içmeye başlamadan 5 saat önce yenen Hint inciri, şiddetli akşamdan kalmalık rahatsızlıklarını yarıya indiriyor.

* Yulaf ezmesi gibi yiyeceklerde bulunan vitamin B6’nın, akşamdan kalmalık belirtilerini yüzde 50 aza indirdiği Kaliforniya Üniversitesi’nce kanıtlandı.

* Fazla içki tüketimimin neden olduğu ertesi gün rahatsızlıklarını azaltmada sirkeli işkembe  çorbası önemli bir yere sahip.

* Sık sık su içmek de bu rahatsızlıkların giderilmesinde yardımcı oluyor.

* Maden suyu gibi mineralli ve elektrolitli sıvılar içmek, içkinin neden olduğu susuzluğu hafifletmekte size yardımcı olur.

* Limon, akşamdan kalmalığın neden olduğu baş ağrısını hafifletmekte büyük rol oynuyor.

* Aspirin gibi anti-inflamatuar ilaçlarda bulunan tolfenamik asit, aşırı alkol alımı sonrası yaşanan rahatsızlıkların azaltılmasında yardımcı olabilir. Yapılan araştırmalarda, yoğun içki tüketimi yapan fakat yatmadan önce aspirin içen insanların ertesi sabah, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi şikayetlerle daha az karşılaştığı ortaya çıktı.

Arama
Arşivler

Design by Medical Link. Incollobration with Real estate, Gadgets and Travel Info.

akciğer kanseri