Archive for Kasım, 2008

Sinir sisteminin düzenli, uyumlu çalışmasını kaybetmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca, alkol kullanmak, fazla sigara içmek, haddinden fazla çay, kahve veya süt içmek, çabuk ve gereği gibi çiğnemeden yemek yemek şikayetlerin artmasına neden olur.

Hastanın karnında ağırlık hissi vardır, midede gurultu, yanma veya ekşime görülebilir. Geğirir, gaz çıkarır. Yorgunluk, baş ağrısı, çarpıntı ve unutkanlıktan da şikayet edilir.

Derinin üst tabakasının büyümesi sonucu ortaya çıkar. Nedeni, bir çeşit virüstür. Tıp dilinde verrü denir. Aynı kişide bir yerden diğer bir yere bulaşabilir. Daha ziyade, parmak, ayak ve yüzün çeşitli yerlerinde, yuvarlak deriden yüksekte ve çilek görünümünde kabartılar halinde görülür.

Günde 4 veya 6 kez idrara gitmek normal sayılır. Bu sayı, içilen su miktarına göre değişir. Toplam idrar miktarı, 8 su bardağı kadardır. Bu miktarda ve idrara gitme sayısında fazlalık olduğu zaman gençlerde şeker hastalığı, ihtiyarlarda böbrek hastalığı veya prostat büyümesi düşünülebilir.

Ot veya bitki tozlarının neden olduğu bir çeşit alerjik hastalıktır. Tıp dilinde pollenosis veya alerjik rinit denir. Daha ziyade, çiçeklerin açtığı aylarda görülür.

Hastada şiddetli aksırmalar, burun tıkanıklığı, gözlerde kızarma ve sulanma, fazla miktarda berrak burun akıntısı ve öksürük görülür. Tedavinin ilk şartı, çiçeklerin açtığı sıcak ve rüzgarlı günlerde kırlara gitmemek ve güneş gözlüğü kullanmaktır.

Menegokok adı verilen bir çeşit mikrobun; beyin zarına yerleşmesi ve orada iltihaplanmalar meydana getirmesi sonucu ortaya çıkan bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalıktır. Hastalık, boğazlarında mikrop taşıyan hastalar veya kendileri hasta olmadıkları halde boğazlarında menenjit mikrobu taşıyan sağlam kimseler tarafından bulaştırılır.

Hastalık çoğu kere üşüme, titreme ve ateşin birdenbire yükselmesiyle başlar. Halsizlik, başağrısı, ve kusma görülür. Dudak ve burun deliklerinin kenarlarında uçuklar belirir. Gözlerini açmakta zorluk çeker.

Bir süre sonra, ensesi sertleşmeye ve başını öne eğememeye başlar. Hiç vakit geçirmeden tedaviye başlamak şarttır. Aksi halde, ölümle sonuçlanabilir. Bu günkü tedavi yöntemleri sayesinde hastanın sağlığına kavuşması mümkündür.
Salgın menenjit salgını sırasında sağlıklı kimseler hastalarla görüşmemelidir. Kalabalık yerlere gidilmemelidir. Bütün vücudun, özellikle ağız ve burunun temiz tutulması gerekir.

Müzmin safra kesesi iltihabı

Safra kesesi büzülür, gereği gibi çalışamaz hale gelir. Hastanın karnında, özellikle yemeklerden sonra gaz ve gerginlik vardır. Ayrıca; sağ taraftan başlayıp, kaburgaların altına kadar yayılan geçici bir ağrı ve sarılık nöbetleri de görülür. Tıp dilinde kronik kolestit denir. Bu hastalık genellikle 40 yaşını geçmiş şişman kadınlarda görülür.

Saçların kepeklenmesi

Kafatası derisi üzerinde meydana gelen gevşek pul şeklindeki kabuklara kepek denir. Kuru ve yağlı olmak üzere iki çeşidi vardır. Yağlı sarımtırak görünüşteki kepeklenmeye, tıp dilinde sebore denir.

Nedeni, derinin en üst kısmında bulunan tabakanın, ürettiği fazla parçalardır. Bunlar, çoğunlukla saçlar tarandığı zaman dökülür.
Tedavinin ilk şartı; temizlik ve fazla miktarda unlu şeyler yememektir.

Balık tüketimi olumlu etkiliyor

Cilt hastalıkları uzmanı Dr. Betül Şengör, cildini soğuk havalardan korumak isteyenlere önerilerde bulundu. Dr. Şengör, soğuk günlerde kuruyan ciltleri, daha sağlıklı ve daha güzel hale getirebilmek için başta turunçgillerle, palamut ve lüfer gibi yağlı balık tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Cildinizi nemlendirin!

Dr. Betül Şengör, Muğla’nın Marmaris İlçesi’nde bir güzellik merkezinin düzenlediği paneli izleyen yaklaşık 50 kadına, kozmetik dünyasındaki yenilikleri anlattı. Sorular üzerine, yaklaşan kış mevsiminde insanların ciltlerini koruyabilmek, güzelleştirmek için neler yapmaları gerektiğini de anlatan Dr. Şengör, havaların soğumasıyla birlikte kurumaya başlayan cildin bakımının zor olduğunu, nemlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

Cildinize iyi bakın!

“Kurumayla birlikte çatlaklar ve lekeler oluşan cildin nemlendirilmesi gerekir. Bunun için de ilk önerim işin uzmanlarına başvurulması olacaktır. Kliniklerde uygulanacak kimyasal soyma yöntemi, cildi nemlendirmede en etkili yönetimdir. Bunun yanı sıra yine uzmanlık merkezlerinde uygulanacak maskelerle ışık tedavileri aracılığıyla cildin dış etkenlere karşı savunması artırılabilir, hücre üretimi hızlandırılabilir.”

Yan etkilere dikkat!

Dr. Şengör, maddi yetersizlikler nedeniyle evinde cilt bakımı yapmak zorunda kalanlara da eczanelerde satılan nemlendirici kremleri tercih etmelerini önererek, “(Bitki, her ilacın ana maddesi) dememek lazım. Çünkü, hangi bitkinin neye iyi geldiği konusunda bilimsel bir veri yok. Bitkiyi cilde yararlı hale getireyim derken, tam tersine zarar görebilirsiniz. Yan etkileri oluşabilir” dedi

Arama
Arşivler

Design by Medical Link. Incollobration with Real estate, Gadgets and Travel Info.

akciğer kanseri