Archive for Ağustos, 2008
İSTANBUL – D Vitamininin sağlıklı dişler ve kemikler için kalsiyum kadar gerekli olduğunu belirten Plusdent Diş Kliniği Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı D Vitaminin en önemli kaynağının ise güneş olduğunu söylüyor.
D vitamini kemik ve dişlerin oluşup şekillenmesinde vazgeçilmez bir vitamindir. Vücudun D vitamini gereksiniminin ise büyük ölçüde güneş tarafından sağlandığını belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı güneş ışınlarından yeteri kadar yararlanmanın sağlıklı dişler ve kemikler için önemli oluğunu vurguluyor.
D Vitamini ve kalsiyum kemik kaybını önler ve iltihapları azaltır. Periodontal hastalığın fark edilebilir bir göstergesinin ise itihap olduğunun altını çizen Diş Hekimi Mehmet Kazandı özellikle Vitamin D ve kalsiyum eksikliği bulunan kişilerin periodontal hastalığa yakalanma riskinin arttığını belirtiyor.
Read the rest of this entry »
LONDRA – İngiltere’deki Kanser Araştırma Vakfı ise yapılan başka çalışmaların, yüksek dozda C vitamininin kanser tedavisine zarar verebileceğini ortaya koyduğunu hatırlatıyor. İngiltere Kanser Araştırma Merkezi, yüksek C vitamini dozunun kanser tedavisini olumsuz etkileyebileceği üzerine başka çalışmaların olduğuna dikkat çekti. ABD’deki Maryland Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından fareler üzerinde yapılan araştırma sonunda vitaminin laboratuvarda kanser hücrelerini öldürebildiği gözlemlenmişti.
Sonuçları Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’nin (Proceedings of the National Academy of Sciences) dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, beyin, yumurtalık ve pankreas tümörlerini yarı boyutlarına indiren vitamin iğnesi, farelerdeki tümörlerin yüzde 41 ila yüzde 53 oranında küçülmesini sağlamış.
Fareler üzerindeki bu başarılı testlerden yola çıkarak, aynı tedavinin insanlar üzerinde de yapılabileceğini öneriyorlar.
Read the rest of this entry »
ESKİŞEHİR – Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Prof. Dr. Görenek, koroner kalp hastalarında düzenli egzersizin kalp krizi riskini azalttığını belirterek, sadece koroner arter hastası olan kalp krizi geçirmiş kişilerde değil kalp hastalığı için risk taşıyan bireylerde de düzenli egzersizin önemli olduğunu kaydetti
Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) haftada en az dört gün, günde en az yarım saat egzersiz yapmanın kalp sağlığı açısından çok faydalı olduğunu önerdiğini ifade eden Prof. Dr. Görenek, şöyle konuştu:
ANKARA – Egzersiz yapılırken kalp hızının, kişinin hedef nabız sayısının üstüne çıkması halinde de kalp krizi ve inme gibi ölümcül olabilecek sorunlarla karşılaşılabiliyor.
Uzmanlar, istenmeyen sağlık sorunları ile karşılaşılmaması için, egzersize başlanmadan önce mutlaka kişinin, yağ ve kas oranları, vücut kitle indeksi ile mevcut ve olası hastalıklarının belirlenmesi için gereken testlerin (metabolik harita) yapılması, sonuçların uzman bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selda Demirtaş, her kişinin kendi ideal kilosunu bilmesi ve bu kiloyu korumaya çalışması gerektiğini söyledi.
İdeal kilonun korunması için mutlaka kişiye özel diyet programı ile birlikte düzenli egzersizin yapılmasının şart olduğunu vurgulayan Demirtaş, her iki programın da uzman hekimlerce değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Demirtaş, kişinin metabolik haritasına bakılmadan hazırlanan egzersiz programlarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Vücudun yakıt organı kaslardır. Egzersiz eklenmeden tek başına yapılan diyet ile kas hücreleri küçülür. Diyetin, tek yönlü ve dengesiz beslenme şeklinde uygulanarak uzun süre açlık olması durumunda yağ asidi sentezi uyarılacaktır. Ani olarak diyetin bırakılması halinde kişi ilk halinden daha fazla kilo alacaktır. Bu nedenle, diyetle birlikte mutlaka egzersiz yapılmalıdır.”
Demirtaş, uzman kontrolünde yapılmayan egzersizin, lif kopmaları, yumuşak doku yaralanmaları, kalp ve tansiyon gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
Read the rest of this entry »
TRABZON – Trabzon Meteoroloji Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, tüm yurdu geçen haftadan itibaren etkisi altına alan sıcak hava, Doğu Karadeniz’de yüksek nemle birlikte etkisini artırıyor. Yörede yaklaşık bir haftadır ortalama yüzde 80-85 oranında seyreden nem oranının, hafta sonuna kadar etkili olması bekleniyor.
SAĞLIĞA ZARARLI
Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tevfik Özlü yaptığı açıklamada, aşırı sıcak havanın, insan sağlığı için ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Bu risklerin nemle birlikte daha da arttığına dikkati çeken Özlü, “Yüksek nem oranı, sıcağın etkisini potansiyelize eder. Sıcak havalarda vücut asıl olarak terleme yoluyla serinler. Artan vücut sıcaklığının atılması için deri damarları genişler, yüzeysel kan akımı artar ve terleme meydana gelir. Ter buharlaşırken gereken ısı vücuttan alınır ve bu şekilde vücut sıcaklığı düşer. Yüksek nem, terleme yoluyla ısı kaybını güçleştirir. Isı çarpması olayları daha sık görülür” dedi.
Read the rest of this entry »
SİNGAPUR – ABD’nin Minnesota Üniversitesi Kanser Araştırmaları Merkezi ve Danimarka’nın Statens Serum Enstitüsünün ortak araştırması, 40 yılı aşkın süredir her gün tütsü yakanların bazı kanser türlerine yakalanma riskinin diğerlerine göre yüzde 70 oranında arttığını ortaya koydu.
Çin’de 61 bin kişinin 2005’e kadar evinde ne kadar sıklıkla tütsü yaktığını araştıran bilim adamları, tütsünün yaydığı dumanla dil, sinüs ve ağız gibi bazı kanser türlerine yakalanma riski arasında bağ olduğunu belirledi.
UZUN VE SÜREKLİ YAKMAK TEHLİKELİ
Araştırmaya imza atanlardan Koh Woon-Puay, “Tütsü dumanına uzun vadede kronik olarak maruz kalmaktan bahsediyoruz. İnsanlara tütsü yakmayı ıraksınlar demiyoruz, dumana maruz kalma süresinin azaltılmasını öneriyoruz” dedi.
PARİS – Daha önce yapılan araştırmalar ikinci nesil (atipik) antipsikotik ilaçların beyin kanaması riskini artırabileceğini göstermişti ancak Londra’daki Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu’ndan Ian Douglas ve ekibi daha eski, klasik antipsikotiklerin riskini de araştırdı.
6 milyondan fazla İngiliz’in klinik verilerini inceleyen bilim adamları, 1988-2002 döneminde, en az bir antipsikotik ilaç önerilen hastaların 6 bin 790’ının beyin kanaması geçirdiğini belirledi. Araştırmacılar, bu ilaçları kullananların beyin kanaması geçirme riskinin kullanmayanlara göre 1,7 oranında fazla olduğunu hesapladı.
Read the rest of this entry »
ANKARA – Kuzey Carolina Üniversitesi’nden bilim adamları, fareler üzerinde yaptıkları bir araştırmada, 6 kromozom bölgesinin fiziksel eyleme yatkınlıkla büyük ölçüde ilgili olduğunu buldu
Aynı ekip, başka bir araştırmadaysa epistazi (bir özelliğin, aynı özelliğin farklı olarak ortaya çıkmasını sağlayan birbirinin eşgeni olmayan genlerce etkilenmesi ya da eşgeni olmayan genlerin birbirlerini etkilemesi) adı verilen kalıtımsal bir etki sayesinde farelerde fiziksel eylem düzeyini denetleyen başka 17 genetik bölgeyi belirledi.
İlgili genlerin, farelerde farklı davranışlardan sorumlu olduğu ve bazı farelerin az, bazılarınınsa daha dinamik olmasını sağladığı görüldü.
Araştırmacılar, bu sonuçların insanlar için tam olarak geçerli olmayabileceğini ancak fiziksel eyleme yatkınlığın derecesinin kalıtımsal olabileceği konusunda fikir verdiğini belirttiler.