Archive for Ağustos, 2008

 Burun kanaması

Burun kanaması çocuklarda sıklıkla görülen bir durumdur. Bir çok olgu kendiliğinden düzelir ve sadece bir miktar sıkıntı yaratır. Bazen daha kalıcı bir hal alır ve özellikli bir tedavi gerektirir. Nadiren ise cidi bir lokal veya sistemik hastalığın habercisi olabilir.

Burun kanamaları sıklıkla mukusun koruyucu tabakasının olmadığı aşırı kuru burun yüzünden kaynaklanır. Bu durum hafif bir travmada bile kanamaya meyilli hassas bir dokuya neden olur. Burun kanamalarına en sık olarak kış aylarında rastlanır, çünkü sık geçirilen nezle gibi enfeksiyonlar kan damarlarında genişlemeyle birlikte burun dokularında şişmeye neden olur. Kış aylarındaki merkezi ısıtma sistemleri burun yüzeyinin kurumasına neden olur.

Çocukta burun kanaması olduğunda çocuğunuzun sakin olmasına yardımcı olunuz. Daha sonra

1. Çocuğunuzun burnunun ön kısmını baş ve işaret parmağıyla sıkıştırınız.

2. Parmaklarınızla kibarca ancak sıkıca burnu tutunuz.

3. Bu pozisyonda yaklaşık 5 dakika bekleyiniz.

4. Çocuğunuzu başı kalbinden yüksekte kalacak şekilde oturtunuz veya baş yukarıda kalacak şekilde yatırınız

5. Burna ve yanaklara içinde buz bulunan plastik torba yerleştiriniz.

Sık tekrarlayan ve ciddi boyutta kan kaybına yol açan olgularda daha kapsamlı bir müdahele gerekir. Kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı tarafından kanamanın olduğu damarın gümüş nitrat ile kimyasal olarak yakılması uygulanabilir. Bu müdahaleye rağmen kanama tekrarlar ise, elektrokoterizasyon veya cerrahi olarak kanama kontrolü yapılması gerekebilir. Ancak çocuklarda cerrahi müdahele gereksinimi oldukça azdır.

Bademcik ve geniz eti boyunda, kasıklarda ve koltuk altlarında bulunan lenf nodlarına benzer dokulardır. Bademcikler boğazın her iki tarafında bulunan iki kitledir. Geniz eti yumuşak damağın üstünde ve burnun arka tarafında bulunur ve özel bazı aletlerin yardımı olmadan direkt bakı ile görülmez.

Bademcik ve geniz eti çeşitli mikropların vücuda girmesini önleyerek ve bunlara karşı antikorlar üretilerek gelişebilecek enfeksiyonların önlenmesinde rol oynarlar. Bu durum özellikle yaşamın ilk bir kaç yılı içinde olur ve çocuğun yaşı büyüdükçe bunun önemi azalır. Mikropların önlenmesi sırasında bademcik ve geniz eti de enfekte olabilir. Bademcik ve geniz etinden ameliyat olan çocukların dirençlerinde bir azalma gelişmez.

Bademcik ve geniz etinin en sık problemi sık geçirilen enfeksiyonlar ve solunun / beslenme sorunu yaratacak şekilde olan ciddi büyüme veya tıkanıklık oluşturmalarıdır.

Özellikle streptokoklar tarafından oluşturulan bademciğin bakteriyel enfeksiyonları ilk olarak antibiyotiklerle tedavi edilir. Bazen bademcik ve/veya geniz etinin alınması önerilebilir. Bademcik ve/veya geniz etinin alınması için iki önemli neden (1) antibiyotik tedavisine rağmen sık tekrarlayan enfeksiyonların olması ve (2) bademcik ve/veya geniz etinin büyük olmasına bağlı özellikle gece uykudayken solunun güçlüğü çekilmesidir. Ayrıca son yıllarda yapılan çalışmalar orta kulakta sıvı toplanmasının (kronik efüyonlu otit media) eşlik ettiği kronik kulak ağrısı olan çocuklarda da adenoidektominin yararlı olduğu ortaya konmuştur.

Bir yılda 55.000 Amerika’lıda baş ve boyun bölgesinde kanser tesbit edildiğini, bunların 13.000 civarının öldüğünü ve yine de bunların önlenebileceğini biliyor muydunuz?

Tütün bu ölümlerin en çok önlenebilir nedenidir. Her yıl ABD’de 200.000′den fazla insan sigara ile ilişkili hastalıklardan ölmektedir. İyi haber bu sayının sigarayı bırakan Amerikalı sayısındaki artışla beraber düşmesidir. Kötü haberse bazı sigara içicilerinin dumansız tütün, çiğnenebilir tütün kullanımına yönlenmesidir ki bunun güvenli bir alternatif olabileceği düşünülse de bu doğru değildir. Bu yalnızca kişideki kanser riskini akciğerden dudağa taşır. Akciğer kanseri görülme sıklığı azalırken baş ve boyun kanseri sayısında artış görülmektedir.

Baş-boyun kanserleri erken yakalanılırsa tedavi edilebilir. Baş boyun kanserinin erken belirti vermesi özelliği erken tanı konulabilmesini sağlar. Muhtemel uyarıcı işaretleri bilmeli ve doktorunuzu mümkün olan en kısa zamanda uyarmalısınız.

Baş boyun kanserlerinin başarılı tedavisinin erken teşhise bağlı olduğunu unutmayın. Uyarıcı bir takım belirtilerin bilinmesi baş boyun kanserinde yaşamınızı kurtarır.

Bazı zamanlar kulağımda zil sesi duyuyorum bu normal midir?

Tamamıyla değil. Kafa içindeki bazı seslere genel olarak tinnitus denilir ve çok yaygındır. Tinnitus zaman zaman ortaya çıkabilir veya siz sürekli olarak bir ses duyabilirsiniz. Çok kalın veya çok ince olabilir, tek kulağınızda veya her iki kulağınızda da duyabilirsiniz. Zil sesi sürekli olduğunda bu kişiyi çok rahatsız edebilir. Hatta bu rahatsızlık kişilerin normal hayatlarını etkileyecek boyuta kadar çıkabilir.

Başka insanlar kulağımın içindeki bu sesleri duyabilir mi?

Bu genellikle olmaz, ancak bazı durumlarda dinleyen kişi bir çeşit ses duyabilir. Bu tip tinnituslara objektif tinnitus denilir. Çoğunlukla ya bir damar anormalliğinden dolayı veya kasların kasılması sonucu orta kulakta meydana gelen seslerden ötürü gelişir.
Çınlama tedavisi nasıldır?

Vakaların çoğunda özel bir tedabi yoktur. Eğer doktorunuz gerçek nedeni bulursa bunu ortadan kaldırmaya yönelik tedavi sonucunda kulağınızdaki çınlamalarda ortadan kalkar. Bunun için bazı röntgen filmleri ve denge testlerine ihtiyaç duyulabilir. Bunlara rağmen tinnitusun nedeni çoğu zaman bulunamaz. Neden ortaya konulmamış olmasına rağmen bazı durumlarda ilaçlar yardımcı olmaktadır. Kullanılan bir çok ilaç vardır, genellikle hastaya ilaç alması önerilir ve sonuç alınıp alınmalığı sorulur.

Read the rest of this entry »

Tıpta Hiperhidroz olarak adlandırılan aşırı terleme sorunu primer yani herhangi bir sebebe bağlı olmadan, sekonder yani başka bir rahatsızlık nedeniyle ortaya çıkabilen bir klinik durumdur. Aşırı kilo, tiroid hastalıkları gibi durumlarda esas hastalık ya da probleme ek olarak aşırı terleme görülebilir. Aşırı terleme şikayeti bölgesel olmaktan çok yaygın ise öncelikle Endokrinoloji uzmanı tarafından değerlendirimeli, altta yatan problem açığa çıkartılmalıdır.

Bölgesel ve herhangi bir başka hastalık nedeniyle olmayan hiperhidroz özellikle el, ayak ve koltukaltında olduğu durumlarda hastaların kişisel hijyenini bozması sebebiyle şikayet sebebi olmaktadır. Cerrahi olmayan tedavi yöntemlerinin başında Botox uygulaması ve iyotoforez yöntemleri gelmektedir. Her iki yöntemin de kalıcı etkisi yoktur. İyontoforezin etkinliğinin süreğen olması için haftalık seanslar halinde devam zorunluğu varken Botox enjeksiyonunda bir uygulama sonrası yaklaşık 6 ay kadar aşırı terleme şikayeti ortadan kalkar.

Cerrahi olarak koltukaltı derisinin altında yaygın olarak bulunan apokrin ter bezlerinin alınması ile terleme önemli ölçüde azaltılır. Bu bölgelerden daha az terlemenin insan sağlığına herhangi bir zararı yoktur. Günümüzde sıklıkla başvurulan yöntem; lokal/genel anestezi ile koltuk altından yapılan 3mm’lik kesiden girilerek sadece aşırı terlemeye neden olan bezlerin alınmasından ibarettir. Uygulama süresi 20-40 dakika kadardır.
Hastalar işlemden 1 gün sonra günlük aktivitelerine dönebilirler. Müdahaleden itibaren terleme kesilir, çok az, kabul edilebilir düzeyde terleme olur. Bu yöntem hastanede kalmayı gerektirmez, günübirlik bir cerrahi işlemdir. Bu yöntemde cilt çıkarılmadığı ve belirli bir kesi olmadığı için iyileşme hızlı olur ve aşırı terleme problemi kalıcı olarak düzeltilir. Yalnız erken dönemde koltukaltını zorlayacak türden sportif aktivitelere ara verilmesi önerilir.

CHICAGO – Teksas Güneybatı Tıp Merkezinden Dr. Vanessa Sperandino dün yaptığı açıklamasında, bakterilerin öldürücü genlerini harekete geçirip toksin salgılamak için doğru sinyali beklediklerini, LED209 adlı yeni antibiyotiğin ise bakterilerin iletişim sinyallerini bloke ederek, insanın hastalanmasına yol açan salgılamayı engellediğini belirtti. Bakteri, iletişiminin kesilmesinden ötürü uygun ortamda bulunduğunu fark edemiyor.

Bu yöntemin yeni bir tür antibiyotik tedavisi sağlayacağını, bakteriyi öldürmeyip “silahsızlandırdıklarını” kaydeden bilim adamları, bakterilerin, öldürücü antibiyotiklere karşı uyum geliştirebildiklerini, yeni yöntemde ise bunun mümkün olamayacağını düşündüklerini ifade etti.

Yeni antibiyotik, ilk belirlemelere göre en az 3 hastalığa karşı kullanılabilecek.

İSTANBUL – Dünyada sivrisinekler ve arılara bağlı ölüm oranları azımsanmayacak kadar çok. Son zamanlarda korkulan kene gibi gözükse de temas etme oranının fazlalığı nedeni ile arılar çok daha tehlikeli. Arı sokmaları öldürücü bile olabiliyor. Bu nedenle arıların beslenme saati olan güneş batma saatlerinde özellikle dikkatli olunması gerekiyor.

International Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Bağçivan, yazın hastaların en çok şu şikayetlerle başvurduklarını söylüyor:
* Sıvı kaybına bağlı tansiyon düşmeleri
* Astım
* Kronik bronşit
* Romatizmal hastalıklar gibi kronik hastalıklardaki alevlenmeler
* Kalp hastalarının tansiyonlarında oynamalar
* Besinlerin çabuk bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan ishal
Read the rest of this entry »

İSTANBUL – Anadolu Sağlık Merkezi Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Birsel Kavaklı, özellikle hamilelerin, sigara kullananların, yaşlıların ve vejetaryenlerin vitamine ihtiyaç duyduklarını dile getirdiklerini belirtti.

Vitaminlerin, birçok fizyolojik olayda anahtar rol üstlenen moleküller olduğuna işaret eden Kavaklı, insan vücudu tarafından sentezlenemedikleri için besinlerden sağlanması gerektiğini ifade etti. Kavaklı, sağlıklı bireylerde gıdalara ek olarak vitamin almaya gerek olmadığını, ancak vitamin ihtiyacını artıracak durumlar veya eksikliğinin saptandığı olgularda, vitamin verilmesi gerektiğini, sürekli vitamin alınmasının ise doğru olmadığını kaydetti.
Read the rest of this entry »

Arama
Arşivler

Design by Medical Link. Incollobration with Real estate, Gadgets and Travel Info.

akciğer kanseri