Archive for Haziran, 2008

nkara’da, hastaların kullanmadığı malzemeleri kullanılmış gibi göstererek Sosyal Güvenlik Kurumu’nu milyonlarca YTL zarar uğratan şebekeye yönelik düzenlenen “Protez” adlı operasyonda gözaltına alınan zanlılar sağlık kontrolünden geçirildi.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı çalışmalarda, bir şebekenin hastaların bilgisi dışında onların sağlık karnelerini kullanarak ya da sahte rapor düzenleyerek kullanılmayan tıbbi malzemeyi kullanmış gibi gösterdiği ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan haksız kazanç elde ettiği tespit edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda bugün sabah saatlerinde “Protez” adı altında bir operasyon düzenlendi. Operasyonda, aralarında noter başkatibi, doktorlar, hastane görevlilileri ve medikal firma temsilcilerinin de bulunduğu 100′e yakın kişi gözaltına alındı. Mali Büro ekipleri, Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişleri ve bilirkişi olarak tayin edilen doktorların koordineli olarak çalıştığı operasyonda gözaltı sayısının artabileceği bildirildi.Zanlılar sabah satlerinde Ankara Adliyesi’nde bulunan Adli Tıp Kurumu’na getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi.

İHA

Sağlık Bakanlığı’nda kene zirvesi yapıldı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın başkanlık ettiği toplantıda Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığına karşı alınacak tedbirler masaya yatırıldı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın başkanlığında toplanan KKKA Bilim Kurulu Toplantısına Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Mustafa Ertek, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seracettin Çom, Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Akın, Kafkas Üniversitesi Veteriner Hekimliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zati Vatansever, bakanlık bürokratları ve uzmanlar katıldı. Kene zirvesinde KKKA vakaları ve ölüm oranlarının azaltılması için uygulanan tedbirler gözden geçirildi ve ek tedbirler ele alındı.
Zirve çıkışı yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanı Akdağ, KKKA hastalığı ile mücadelede yapılması gerekenleri içeren yeni bir bakanlık genelgesi hazırlanması kararlaştırıldığını söyledi. Bakan Akdağ, ayrıca, KKKA hastalarına müdahale eden sağlık çalışanlarının virüsten korunması için maske, önlük, gözlük ve eldiven gibi koruyucu tıbbi malzemelerin aksatılmadan kullanılması talimatını verdiğini de bildirdi. Buna göre tüm hastaneler KKKA hastalarına müdahale eden tüm sağlık çalışanlarının bu tür koruyucu malzemeler kullanmasını ‘zorunlu’ hale getirecek.
BAKANDAN “KENE KOVUCU SPREY KULLANIN” TAVSİYESİ

Sağlık Bakanı Akdağ, zirvede KKKA hastalığı konusunda başta vatandaşlar olmak üzere sağlık çalışanları ve tüm kesimlerin daha etkin bir şekilde bilgilendirilmesi görüşünde birleşildiğini belirtti. Bakan Akdağ ayrıca, vatandaşlara KKKA hastalığından korunmak için bakanlık onaylı ‘kene kovucu’ spreylerin kullanmalarını tavsiye etti. Öte yandan Sağlık Bakanlığı”nın, İç Anadolu’nun kuzeyi ve Karadeniz’in güneyinde kalan ve Kelkit Vadisi ve civarı olarak adlandırılan riskli bölgelerde yaşayan vatandaşlara 50 bin adet ücretsiz kene kovucu sprey dağıttığı bildirildi.

ANKA

ANTALYA – Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Kuzu, kalın bağırsak kanserinin kadında meme kanserinden sonra ikinci sırada, erkekte de mide, akciğer ve ürogenital bölge kanserleriyle birlikte üçüncü sırada görüldüğünü söyledi.

Sağlık Bakanlığı’nın 2003 yılı verilerine göre kansere bağlı ölümlerde kalın bağırsak kanserinin üçüncü sırada olduğunu hatırlatan Kuzu, bu kanser türünde erken teşhisin önemine dikkati çekti. Hastalığın, dışkıda ve makattan kan gelmesi şeklinde kendini gösterdiğini belirten Ayhan Kuzu, bu belirtilerin basurda da görülmesi nedeniyle bu iki hastalığın birbiriyle karıştırılabildiğine işaret etti.

Prof. Dr. Kuzu, Türkiye’de insanların muayeneden çekindikleri için hekime başvurmadıklarını belirterek, şunları söyledi:
“İnsanlar kanasalar bile doktora gitmiyorlar. Utandıkları, sıkıldıkları için muayeneden kaçıyorlar. Halk arasında kanaması olan kişiye, (Boşver, basurdur. Eczaneden şunu al), diyerek doktorculuk oynuyorlar. Gecikmenin en önemli nedeni, makattan veya dışkıda kan gelen hastaların utanmaları, sıkılmaları veya (Bu nasıl olsa basur hastalığı) diyerek boş vermelerinden kaynaklanıyor. Halbuki dışkıdan kan gelince gerekli tetkikler yapılsa, hastalık erken yakalanabiliyor.”

KAYSERİ – Erciyes Üniversitesinin çeşitli birimlerinde görev yapan Dr. Aysun Çetin, Dr. Leylagül Kaynar, Dr. İsmail Koçyiğit, Dr. Sibel Kavukçuhacıoğlu, Dr. Recep Saraymen, Dr. Ahmet Öztürk, Dr. Okan Orhan ve Dr. Osman Sağdıç, üzüm çekirdeğinin antioksidan etkisinin kanser tedavisine etkisini araştırdılar.

Erciyes Üniversitesinin geleneksel olarak düzenlediği Gevher Nesibe Araştırma Teşvik Ödülü alan “Rat karaciğerinde radyasyon ve kemoterapinin yol açtığı oksidatif strese üzüm çekirdeği ekstresinin etkisi” başlıklı çalışmalar, uluslararası The Turkish Journal Of Gastroenterology ve American Journal Of Chinese Medicine isimli dergilerde yayınlanmak üzere seçildi.

Dr. Aysun Çetin, kanserin olumsuz etkilerini azalttığı bilinen E ve C vitaminleri ile ilgili çok çalışma yapıldığını, ancak E vitamininden 50 kat ve C vitamininden 20 kat fazla antioksidan özelliğe sahip olduğu bilinen üzüm çekirdeği ile ilgili çalışmaların son 10 yılda yapılmaya başlandığını belirtti.

FARELERLE DENEY
Canlıların vücudunda serbest radikaller (oksidan) adı verilen zararlı maddeler ile bu maddeleri ortadan kaldıran maddelerin (antioksidan) denge içinde bulunduğunu ifade eden Çetin, özellikle 25 yaşından sonra bu dengenin olumsuz yönde bozulmaya başlandığını hatırlattı.

Dengenin bozulması ile birlikte artan oksidan etkinin başta kanser olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa yol açtığını kaydeden Çetin, şu bilgileri verdi:
“Kanser oluşumunun engellenmesi için vücutta antioksidan miktarının azalmaması, yaşlanma ile birlikte antioksidan takviyesi yapılması gerekir. Üzüm çekirdeği de antioksidan özelliği çok fazla olan bir maddedir. Bu çalışmada, kanser oluşumunun önlenmesine katkı sağlayan üzüm çekirdeğinin, kanser tedavisi sırasında karşılaşılan olumsuzlukların önlenmesindeki katkısını araştırdık. Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ve radyoterapi yöntemleri tümörü ortadan kaldırırken saç dökülmesi, iştahsızlık, bulantı veya kusma gibi birçok soruna yol açabiliyor. Araştırmamızda, bu olumsuzlukların nedeni veya sonucu olabilecek oksidan saldırıların ortadan kaldırılmasında üzüm çekirdeğinin katkısını test ettik.”

Üzüm çekirdeği verilen farelerde hissedilir ölçüde yararlı antioksidan maddelerin artışını tespit ettiklerini belirten Çetin, şöyle devam etti:
“Fareler, biyolojik olarak insan vücuduna en çok benzeyen hayvanlardır. Karaciğer ise bir anlamda vücudun laboratuvarıdır. Araştırmamızda denek farelerin karaciğer dokularını inceledik. Üzüm çekirdeği verdiğimiz fare grubunda antioksidan maddelerin hissedilir derecede arttığını belirledik. Hatta, hem ışın hem üzüm çekirdeği verdiğimiz grupta antioksidan maddelerin, hiç ışın verilmeyen ve sadece su verilen kontrol grubundan bile daha fazla düzeyde olduğunu gözlemledik. Üzüm, zaten rahatlıkla tüketilebilen doğal bir besin olduğu için insanlarda da aynı etkileri gösterebileceği sonucuna vardık. Yani, antioksidan özelliği nedeniyle kanser oluşumunu engelleyen üzüm çekirdeğinin, kanser tedavisinde ortaya çıkan olumsuzlukları da azaltabileceğini belirledik.”

Siyah üzümde antioksidan maddenin daha fazla bulunduğunu hatırlatan Çetin, söz konusu faydalar için üzümün çekirdeği ile birlikte çiğnenerek tüketilmesini tavsiye ettiklerini sözlerine ekledi

TRABZON – Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Tosun, romatizmal hastalıkların kas-iskelet sistemini etkileyen ve her 7 kişiden 1’inde görülen hastalık olduğunu söyledi.

Romatizmal hastalıkların doktora başvurmada en yaygın ikinci toplum sağlığı sorunu olduğunu belirten Prof. Dr. Tosun, “Romatizmal hastalıklar gelişmiş ülkelerde çalışamamanın en önemli nedenleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Kronik hastalıkların ve fiziksel özürlülüğün en önemli nedenlerinden biri, erken emekliliğin ve maluliyetin en başta gelen nedenidir” dedi.

Prof. Dr. Tosun, 200 çeşit türü olan romatizmal hastalıkların, sağlık harcamalarının en fazla olduğu hastalıklardan biri olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Halk arasında iltihaplı romatizma olarak bilinen Romatoid Artrit hastalığı toplumda her 100 kişiden 1-2’sinde görülmektedir. Ülkemizde yetişkinlerin yüzde 20’sini etkileyen romatizmal hastalıkların, iltihaplı romatizma türü, kadınlarda erkeklere oranla 2 kat daha fazla görülüyor. Şiddetli iltihaplı romatizma, beklenen yaşam süresini kadınlarda 3-8 yıl azaltıyor. Belirtileri arasında ateş, halsizlik, iştahsızlık, yorgunluk, kilo kaybı, eklemlerde ağrı, şişlik, ısı artışı, bazen kızarıklık, hareketlerde kısıtlanma, şekil bozukluğu, gece yakınmalarda artma, sabah tutukluğu ve iç organ tutulumları bulunuyor.”

WASHINGTON – ABD Sağlık Bakanlığına bağlı bir kuruluşta görevli doktor Lisa Schwart tarafından yürütülen ve Amerikan Kanser Enstitüsünce yayınlanan araştırmaya göre, sigara içen erkekler arasında 60 yaşından sonra akciğer kanserinden ölme riski, kalp-damar hastalıklarından ölme ihtimalinden daha yüksek. Buna mukabil, sigara içmemiş erkeklerin hangi yaşta olurlarsa olsunlar, kalp-damar hastalığından ölme ihtimali; akciğer, kalın barsak veya prostat kanserinden ölme ihtimalinden daha fazla.

Araştırmaya göre, sigara tiryakisi erkeklerin prostat ve kalın barsak kanserinden ölme ihtimali de 10 kat artıyor.

Kadınlarda ise sigara içenler arasında akciğer kanseri veya kalp-damar hastalıklarından ölme riski, 40 yaşına kadar meme kanserinden ölme ihtimalinden çok daha yüksek. Sigara içmeyen kadınlar arasında ise kalp-damar rahatsızlıklarından ölme riski, 60 yaşına kadar meme kanserinden ölme riskine eşit.

Araştırma, hangi yaşta ve hangi nedenden olursa olsun, erkeklerin ölüm riskinin kadınlarınkinden biraz daha yüksek olduğunu da gösterdi.

Arama
Arşivler

Design by Medical Link. Incollobration with Real estate, Gadgets and Travel Info.

akciğer kanseri