Archive for Mayıs, 2007
Yüz, bacak ve kol kemiklerinin tam gelişmemesi sonucu ortaya çıkan bir tür cücelik. Omurga kemiği normal olduğundan, böyle bir cüce oturduğu zaman normal bir kimseye benzetilebilir. Ancak ayağa kalkar kalkmaz bacaklarının ve kollarının kısalığı dikkati çeker. Boyu 120 cm.’den kısadır.
Genellikle kol ve bacakların kısalığı nedeniyle, eller kalça kemiklerinin üst kenarına güç yetişir. Akondroplazik bir cücenin bacakları, bölümlerinin birbirine oranı açısından normal bir insanınkinden farklıdır. Kısa bacak kemiklerine ekli olan bacak kasları, normaldeki kitleye sahip olduğundan, bu hastaların bacakları çok kalın görünür ve çok güçlü olur. Bazı akondroplazik cüceler bu yeteneklerinden sirklerde ve tiyatrolarda maskaralık yaparak yararlanırlar.
Read the rest of this entry »
Tüberküloz basili ile ilk enfeksiyon, birincil tüberküloz (primer tüberküloz) olarak adlandırılır. İnsanlarda birincil lezyon tonsillalar, bağırsak, deri gibi organlarda da görülebilmekle birlikte, en sık akciğerlerdedir.
İlk enfeksiyonu geçirmiş bir kişide tekrar tüberküloz enfeksiyonunun gelişmesine yeniden enfeksiyon (reinfeksiyon) tüberkülozu denilmektedir. Yeniden enfeksiyonun, basillerin yeniden alınmasıyla mı yoksa sessiz tüberküloz odağının yeniden aktivasyonu ile mi gerçekleştiği henüz tam olarak anlaşılmamıştır.
Read the rest of this entry »
Susamanın yokluğu ya da su içmemek. En sık görülen nedenler arasında üremi, bazı psikozlu hastalıklar ve histeri vardır. Adipsinin tersi polidipsidir. Bu durumda insan aşırı derecede su içmek ister. Adipsi meydana getiren nedenler arasında yer alan histerinin, polidipsi meydana getirdiği de olur.
Susama insan organizması için, açlıktan da önemli bir olaydır. Özellikle ishal, ya da aşırı terleme ve kusma gibi vücuda fazla su kaybettiren durumlarda, vücudun su gereksinmesi çok artar. Bu gibi durumların dışında insan, vücudunun su gereksinmesini kolayca ayarlayabilir. Özellikle kilo vermek isteyenler, öğünler dışında su ve sulu maddeler içmemek ve susamayı önlemek için susatıcı yemekler yememek suretiyle, bu amaçlarına ulaşırlar.
Read the rest of this entry »
Lenfatik dokunun yutak burun boşluğunda, solunmayı engelleyecek kadar aşırı büyümesi. Oldukça yaygın olan bu hastalık, genellikle üç ve on iki yaşları arasındaki çocukları etkiler. Tropikal ve subtropikal bölgelerde daha az rastlanır. Toplumsal ve ekonomik etkenler de hastalığın oluşumunda rol oynarlar.
Varlıklı aile çocukları arasında hastalanma oranı düşüktür. Belirtileri arasında en belirgin olanlar, ağızdan solunma ve burundan çıkan sessiz harflerin söylenmesinde karşılaşılan güçlüktür. Hastaların uyurken gürültülü bir şekilde horlamaları da dikkati çeker. Zamanında tedavi edilmezlerse, kullanılmayan burun delikleri daralır, damak yükselir ve ön dişler aşırı derecede çıkık görülürler. Bu özellikler bir araya gelerek bir «adenoidli hasta yüzü» tipi oluştururlar.
Read the rest of this entry »
Lenf düğümlerinin yangısı. Genellikle, bu alana yakın olan bir organın yangısının, bu lenf düğümüne yayılması sonucu meydana gelir. Bazen birbirine yakın birkaç lenf düğümü birden yangılanır. Yangılı lenf düğümleri şişerler ve ağrıya yol açarlar. Adeniti olan hastanın çok kere ateşi yükselir. İlerlemiş vakalarda bu alanlarda bir apse oluşabilir. Apse oluştuğu takdirde, yangı bu düğümle deri arasında kendiliğinden oluşacak bir kanal yolu ile dışa akabilir.
Read the rest of this entry »
Böbrek üstü bezlerinin körelmesine ya da yıkılmasına yol açan bir hastalık. Bu hastalığı ilk olarak, Londralı hekim Thomas Addison tanımlamıştır. Thomas Addison hastalık hakkındaki izlenimlerini 1849 ve 1855′te yayımlamıştır. İç salgıbezleri sistemi hakkında yeterli bilgi sahibi olunmadığı ve bu bezlerin yıkımına yol açan tüberküloz hastalığı gereğince tanınmadığı halde Thomas Addison bu hastalığı eksiksiz olarak tanımlayabilmiştir.
Read the rest of this entry »
Kulak, boğaz, burun uzmanlık dalı kapsamına giren burun hastalıkları, burun derisinin fazla alkollü içki kullananlarda görülen ve yağ bezlerinin büyümesi sonucu yer yer kabartılı bir görünüme yol açan rinofima hastalığından, burnun iç zarının yangılarına dek birçok hastalıkları ve bozuklukları kapsar.
Read the rest of this entry »
Burun tıkanıklığı, nefes almada zorluk çekme insanlığın en eski şikayetlerinden biridir. Bazıları için bu çok önemli olmasa bile kimileri bu şikayetlerden dolayı çok zorluk çeker. Doktorlar burun tıkanıklarının nedenlerini dört bölümde inceler ve bunlar arasında bazen benzer noktalarda olabilmektedir. Özellikle şikayetlerine birden fazla şeyin neden olduğu hastalarda bu ortak noktalar artmaktadır.
YAPISAL NEDENLER
Read the rest of this entry »